ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

26 - EMÎR SULTÂN (Rahmetullahi Aleyh)

RÂHİBİN ÎMÂNI

 

Bir hıristiyan râhip, "Bursa"daki bir dağda,

Tek başına yaşardı, yalnız bir mağarada.

 

Senenin son ayında, Bursa'ya iniyordu.

Bir ay, tenhâ bir yerde inzivâ ediyordu.

 

Aşağıya inince bu râhip mağaradan,

Ziyârete gelirdi halk ona her taraftan.

 

Zîrâ hasta insanlar, inanırdı ki şöyle:

Şifâya kavuşulur onun duâsı ile.

 

Meselâ kör, kötürüm, yâhut dilsiz ve sağır,

Veyâ başka bir dertten kim varsa mutazarrır,

 

O, bir duâ edince, kör başlardı görmeye.

Kötürüm sağlam olup, başlardı yürümeye.

 

Vaktâ ki teşrîf etti Bursa'ya "Emîr Sultân",

O râhibi görmeye gidiverdi bir zaman.

 

Râhip: (Ey Emîr Sultân, safâ geldin!) diyerek.

Aldı hemen içeri iltifât eyliyerek.

 

Lâkin Emîr Buhârî, sordu ki hemen ona:

(Benim “Emîr” olduğum, nereden mâlum sana?)

 

Dedi: (Gördüm rüyâda, senin büyük ceddini.

O Resûl haber verdi, senin geleceğini.)

 

Sordu Emîr Buhârî: (Ey râhip, öyle ise,

Ne için gelmiyorsun îmâna, söyle bize.)

 

Dedi: (Ceddin Muhammed huzûrunda ben o an,

Kelime-i şehâdet getirip ettim îmân.)

 

Yine Ulu Câmi’nin yerinde, tâ o zaman,

Bir câmi yaptırmayı istedi "Bâyezid Hân".

 

Lâkin bir acûzenin evi vardı arsada.

Bir türlü satmıyordu evini, ne olsa da.

 

Verilip her arsanın ne ise değerleri,

İstimlâk edilerek alınmıştı her biri.

 

Onun evi kalmıştı arsa içinde bir tek.

Lâkin yaşlı kadını, zordu kabûl ettirmek.

 

Yıldırım Bâyezid Hân, kadına bizzât gidip,

Ricâ etti ise de, vermedi inâd edip.

 

Kadın, pâdişâha da deyince: (Hayır, olmaz!)

Gidip, Emîr Sultâna bu işi eyledi arz.

 

Dedi ki: (Çok muhtâcız sizin himmetinize.

Zîrâ bunu hâlletmek, imkânsız oldu bize.)

 

"Emîr Sultân" dinleyip, üzüldü buna o da.

Gece namâz kılarak, Rabbine etti duâ.

 

Kadın, şöyle bir rüyâ gördü gece bu kere:

Mahşer olmuş, insanlar toplanmış hep bir yere.

 

Müslümân olanlardan, Cennete gitti herkes.

Sırf o gidemeyince, üzülüp duydu bir ses.

 

Diyordu ki: (Cennete istiyorsan gitmeyi,

Sat evini sultâna, bırak inâd etmeyi.)

 

Uyanınca, kalbinde buldu bir ulvî huzûr.

Ve gördü ki, evini, kaplamış büyük bir nûr.

 

Sabahleyin sultâna giderek sonra hemen,

Dedi ki: (Bu evimi, hibe ettim sana ben.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan