ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

25 - AKŞEMSEDDÎN (Rahmetullahi Aleyh)

SABIR VE TEVEKKÜL

 

"Akşemseddîn Efendi" âlim ve velî bir zât.

Çeşitli mevzûlarda kitaplar yazdı bizzât.

 

Risâlet-in nûriyye” isimli eserinde,

Şöyle buyurmaktadır “Sabretmek” üzerinde.

 

(Kim halkın cefâsına ederse iyi sabır,

Allah, böyle kimsenin kalbini nûrlandırır.

 

Kulun kalbinde olan o “Îmân nûru” yâni,

Sabır ve tevekkülle, olur daha vicdânî.

 

Kur’ân-ı kerîmde de, bu, beyân olunarak,

Meth-ü senâ ediyor eshâbı cenâb-ı Hak.

 

Onlar, Hak teâlâya çok yakın kimselerdi.

"Allahı görür" gibi ibâdet ederlerdi.

 

Ve yine bu seçilmiş kulları, Hak teâlâ,

Çeşitli mihnetlere kılsa dahî mübtelâ,

 

Onlar, bu hâllerinden, hiç etmeyip şikâyet,

Bilâkis alırlardı onlardan tad ve lezzet.

 

Zâten kulun kıymeti, Hak teâlâ indinde,

Sabır”la anlaşılır, bir belâ geldiğinde.

 

O, tevekkül edip de, gösterdikçe hem sabır,

İyilikleri artar ve mânen olgunlaşır.

 

Onun kalp aynasında olan bütün kir ve pas,

Temizlenip, kazanır kâmil "Îmân" ve "İhlâs".

 

"Eyyüb aleyhisselâm", hastalık illetine,

Sabredip, nâil oldu Rabbimizin methine.

 

Hasta yattı yedi yıl, yedi gün, yedi sâat.

Hiç şikâyet etmeyip, gösterdi sabır, sebat.

 

Katiyyen etmeyince bir gün bile âh-u vâh,

(O, ne güzel kul!) diye, methetti onu Allah.

 

Velî” de, insanlardan gelen sıkıntılara,

Katlanarak sarılır, tevekküle ve sabra.

 

Ne kadar çok kötülük görse de insanlardan,

Sabredip, yine yapar hep iyilik ve ihsân.

 

Toprağa atılsa da, kötü, pis, fenâ şeyler,

Yine de çıkar ondan, hoş kokulu çiçekler.

 

Hak teâlâ, Kur’ânda, Ankebût sûresinde,

Meâlen buyurur ki ikinci âyetinde:

 

(İnsanlar sanır mı ki, edince yalnız îmân,

Öyle bırakılıp da, edilmezler imtihân?)

 

Yâni Allah, kullara, bâzı sıkıntıları,

Gönderip, imtihâna tâbi tutar onları.

 

Ve lâkin Sevgili'den gelen bu sıkıntılar,

İle, “Hak dostları”nın sevgisi daha artar.

 

Ne kadar çok gelirse onlara dert, musîbet,

O kadar çok sevinip, alırlar fazla lezzet.

 

Nitekim “Saf altın”ı elde etmek için de,

Bırakırlar cevheri, kızgın ateş içinde.

 

Ne kadar çok olursa ateşin harâreti,

"Altın" da, o nisbette saf olur elbetteki.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan