|
25
- AKŞEMSEDDÎN
(Rahmetullahi Aleyh)
OSMÂNLI ZULÜM YAPMAZ
Vaktâ ki
İstanbul'un fethi oldu müyesser.
Akın akın
şehire girdi bütün gâziler.
Bizanslılar, korku ve tereddütte kalarak,
Hepsi,
Ayasofya’ya girdiler toplanarak.
Patrik
dahî, oraya sığınıp hem o zaman,
Kapattırdı
kapıyı sıkıca arkasından.
Lâkin Türk
askerleri, alarak bunu haber,
Geldiler
hep oraya pâdişâhla berâber.
Kapıyı
açtırarak, girdiler içeriye.
Kapıldı
Bizans halkı korku ve endîşeye.
Lâkin o
hâlde bile, pâdişâh "Sultân Mehmed",
Bizans
ahâlisine gösterdi çok merhamet.
Patrik ise,
kapılıp “Öldürülür” zannına,
Korkusundan, kapandı sultânın ayağına.
Ve lâkin
genç pâdişâh, kaldırıp yerden onu,
Tesellî
eyliyerek giderdi korkusunu.
Yâni ona
seslenip, dedi: (Yerden kalkınız!
Temînât
altındadır bâdemâ hayâtınız.
Hep hür
ve serbestsiniz şu andan îtibâren.
Katiyyen
korkmayınız gazab-ı şâhânemden.)
Fâtih
Sultân Mehmed Hân, emretti: (Aman sakın!
Emân
dileyenlere aslâ el kaldırmayın.
Sorup
araştırınız fakîr fukarâları,
Ekmek ve aş
vererek, doyurunuz onları.)
Sultânın
emirleri icrâ oldu o sâat.
Ve ânında
sağlandı şehirde huzûr, râhat.
Serbest
bırakıldılar, herkes kendi dîninde.
Halk râhata
kavuştu, "Osmânlı" sâyesinde.
Vaktâ ki
İstanbul’u fetheyledi "Mehmed Hân",
Hocası "Akşemseddîn"
kayboldu ortalıktan.
Pek çok
arattıysa da, bulamadı yine de.
Ve buldu üç
gün sonra, onu tenhâ bir evde.
Bu ev,
Edirnekapı yakınında bir evdi.
Orada, tek
başına hep ibâdet ederdi.
O bölgeye,
bu zâtın adına izâfeten,
“Akşemseddîn”
denildi, o günden îtibâren.
Sonra
Okmeydanında, emri ile Fâtih’in,
Bir de
“Zafer alayı” yapıldı ertesi gün.
Üstâdı "Akşemseddîn"
teşrîf edip bu yere,
Çok güzel
bir konuşma yaptı bütün erlere.
Buyurdu:
(Ey gâziler, biliniz ki muhakkak,
Nasîb etti
bu fethi sizlere cenâb-ı Hak.
Bu bâbta
Resûlullah şöyle buyurmuşlardır:
“O, ne
iyi asker ve ne iyi kumandândır.”
Sizler nâil
oldunuz bu çok büyük nîmete.
Şükr için,
devâm edin sultâna itâate.)
Sonra,
Sultân Mehmed’e buyurdu ki o zaman:
(İftihâr
etmektedir sizinle âl-i Osmân.)
|