ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

25 - AKŞEMSEDDÎN (Rahmetullahi Aleyh)

YA ŞEHÂDET, YA ZAFER!

 

Târihler gösterirken “Mayıs yirmidokuz”u,

Başladı çok şiddetli bir fetih taarruzu.

 

Zîrâ genç pâdişâhın hocası “Akşemseddîn”,

Bu târihi vermişti hücûmâ geçmek için.

 

O gün sabah namâzı kılındı cemâatle.

Teftîş etti pâdişâh ordusunu sür'atle.

 

Sonra verdi bir emir, hücûma geçti erler.

Yalnız tek "Arzu” ile çarpıyordu yürekler.

 

O da, Resûlullahın, dokuzyüz sene önce,

Verdiği o müjdeye kavuşmaktı sâdece.

 

Resûlullah, bu "Feth"i bize müjdeliyordu.

Zîrâ bir hadîsinde şöyle buyuruyordu:

 

(Elbet Kostantiniyye fetholunur bir zaman.

O, ne iyi erlerdir, o, ne iyi kumandan.)

 

Genç pâdişâh, orduya verince “Hücûm!” emri,

Gâziler, arslan gibi atıldılar ileri.

 

Koşuyordu herbiri, bin aşk ve bin şevk ile.

Ki, kavuşsun Resûlün verdiği o müjdeye.

 

Âlim ve evliyâdan kim varsa o gün şâyet,

İstişâre kastiyle yanına etti dâvet.

 

"Akşemseddîn" ve diğer âlimler de, ânında,

Bu ünlü pâdişâhın yer aldılar yanında.

 

Gâziler, yalın kılıç atıldılar ileri.

"Tekbîr" sedâlarıyla inlettiler gökleri.

 

Gemiler, karalardan indirildi peş peşe.

Ve balyemez topları başladılar ateşe.

 

Gürledi genç pâdişâh: (Haydi, göreyim sizi!

Ya Bizans’ı alırız, ya Bizans alır bizi!)

 

Gâzilerin gönlünde, tek arzu vardı o gün:

(Bizans Türkün olacak,  müjdesi var Resûlün.)

 

Dillerde “Tekbîr” sesi, coşmuştu bütün erler.

Hep aynı gâye ile çarpıyordu yürekler.

 

O da, büyük müjdeye kavuşmaktı tez vakit.

(Ya İstanbul, ya cennet) diyordu her mücâhit.

 

Balyemez toplarının her bir gürlemesiyle,

Yer yerinden oynardı “Allah Allah” sesiyle.

 

Yerinde duramazdı pâdişâh heyecândan.

İsterdi nasîb olsun bu "Fetih" geç kalmadan.

 

Ve lâkin köhne Bizans, bir türlü düşmüyordu.

Bu yüzden genç pâdişâh, endişeleniyordu.

 

Gidip Akşemseddîne arz etti ki: (Efendim!

Bana, okumak için bir duâ edin tâlim.)

 

Buyurdu ki: (Sultânım, deyin "Yâ Fakîh Ahmet".

Onun hürmeti için isteyin yardım, medet.

 

Sevdiği kullarıdır Allahın o büyükler.

Onların himmetiyle hafifler ağır yükler.

 

Çoktur o büyüklerin savaşlarda hizmeti.

Zîrâ dağı devirir, evliyânın himmeti.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan