ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

25 - AKŞEMSEDDÎN (Rahmetullahi Aleyh)

ZİNCİR İLE ÇEKİLDİ

 

Hacı Bayrâm Velî”yi tavsiye edince halk,

Onun kim olduğunu eyledi hayli merak.

 

Ankara beldesine yollandı o sâatta.

Lâkin aradığını bulamadı o zâtta.

 

Fakat o, aldanmıştı görünüşe bakarak.

Başka “Rehber” aradı, oradan ayrılarak.

 

Halep’te bir evliyâ var" diye duydu o an.

O zâtı görmek için, Halep’e oldu revân.

 

Ve lâkin o velîyi görmeden bir gün önce,

Halep’te, "Akşemseddîn" rüyâ gördü bir gece.

 

Baktı, nûrdan bir "Zincir” geçirilmiş boynuna.

Zorla, "Hacı Bayrâm"ın çekiliyor yanına.

 

Zincirin ucu dahî, elindeydi o zâtın.

Çekilip bırakıldı eşiğine dergâhın.

 

"Akşemseddîn" görünce bu mânâlı rüyâyı,

Anladı Ankara’da yaptığı o hatâyı.

 

“Hacı Bayrâm Velî”nin aşkı ile yanarak,

Geldi onu görmeye, Halep’ten ayrılarak.

 

O zaman "Hacı Bayrâm", cümle talebesiyle,

Tarlaya gitmiş idi çalışmak gâyesiyle.

 

Öğrenip, o da hemen tarlaya gitti, fakat,

O "Velî", kendisine etmedi hiç iltifât.

 

O hiç göstermeyince bir ilgi kendisine,

Talebeleri dahî, bakmadılar yüzüne.

 

Lâkin o, çalışmaya başladı onlar gibi.

Yine de o "Velî"den göremedi bir ilgi.

 

Az sonra, yemek vakti geldi ise de, fakat,

Onu, sofrasına da almadı o "Velî" zât.

 

Taksîm etti yemeği mevcut talebelere.

Arta kalanı ise, gönderdi köpeklere.

 

Onlar yemek yemeye başlamışlardı artık,

O ise, bir kenarda kalmıştı, kalbi kırık.

 

Hatâsını çok iyi anlıyan "Akşemseddîn",

O an kendi kendine söylendi ki: (Ey nefsim!

 

Gerçi bu gün, bir miktâr gördünse de hakâret,

Yine "bu kapı"dadır senin için seâdet.

 

Sen ki beğenmemiştin Hakk’ın bu "Velî"sini,

İşte cezâ olarak böyle yaparlar seni.

 

Ey nefsim, hiç kendini müdâfâ etme sakın.

Sen artık köpeklerle yemeye müstehaksın.)

 

Köpeklerin kabına uzanmıştı ki eli,

Şefkatle baktı ona "Hacı Bayrâm-ı Velî".

 

Buyurdu ki: (Ey köse, tez girdin kalbimize.

Gel, yanıma otur da, şeref ver haydi bize.)

 

Gelince, ona bakıp buyurdu: (Bir misâfir,

Zincir ile gelirse, böyle kabul edilir.)

 

Sonra ona etti ki bir tasarruf ve himmet,

Başkaları dururken, ona verdi icâzet.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan