ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

25 - AKŞEMSEDDÎN (Rahmetullahi Aleyh)

BİR REHBER ARIYORDU

 

İstanbul’un "Mânevî Fâtihi" olan bu zât,

Kerâmetler sâhibi velîdir hem de bizzât.

 

“Muhammed bin Hamza”dır ismi haddi zâtında.

Akşemseddîn” bilinir lâkin halk arasında.

 

Riyâzet sebebiyle yüz renginin solması,

Saç ve sakallarının bu yüzden ağarması,

 

Ve “Beyaz” elbiseler giydiğinden, nihâyet,

Akşemseddîn” dendiği edilmiştir rivâyet.

 

Yıl binüçyüzdoksan'da, “Şam” da doğmuşken bu zât,

Yetmiş yaşında dahî, “Göynük”te etti vefât.

 

Daha küçük yaşında, ezberledi Kur’ânı.

İlim öğrenmek için, arardı her imkânı.

 

Yedi yaşında iken, Şam’dan hicret ettiler.

Amasya'nın "Kavak" nâm kazâsına geldiler.

 

Bundan bir süre sonra, babası vefât etti.

O da, ilim sâhibi evliyâdan zât idi.

 

O zamanlar Kavak’a, bir "Kurt” oldu musallat.

Ne vakit o beldede etseydi biri vefât,

 

Hemen onun kabrini, gece gelip açardı.

O ölüyü, mezârdan çıkarıp parçalardı.

 

Aynı kurt, bu zâtı da istedi parçalamak.

Mübârek mezârını açmış idi ki, ancak,

 

O, elini uzatıp, o kurdun boğazını,

Sıkınca, kurt oraya serilip, çıktı canı.

 

Ertesi gün insanlar, kabrini ziyârete,

Gelince, bunu görüp düştüler bir hayrete.

 

Zîrâ bir "Kurt ölüsü" var idi, iri yarı.

“Şeyh Hamza”nın eli de, çıkmış idi dışarı.

 

Bu garip manzarayı görür görmez insanlar,

"Şeyh Hamza" da, elini içeri çekti tekrar.

 

İşte bu mübareğin oğluydu "Akşemseddîn".

Ve ilme başlamıştı genç iken yaşı hemin.

 

Zekî, kâbiliyetli bir kişi olduğundan,

Daha üst seviyeye çıktı akrânlarından.

 

O, ilim tahsîlini tamamladıktan sonra,

Osmâncık”ta yerleşip, ders verdi insanlara.

 

Çalışıp, her bir ilmi öğrenmiştir "Fen" ve "Din".

Tıp” üzerinde dahî, bilgisi vardı derin.

 

Zâhirî ilimleri öğrendiyse de iyi,

Bâtınî ilimde de isterdi yükselmeyi.

 

Tasavvufta yetişmiş bir "Rehber” arıyordu.

Yanında hizmet edip, yükselmek istiyordu.

 

Onun bu çok arzu ve isteğini bilenler,

Hacı Bayrâm Velî”yi ona haber verdiler.

 

Dediler: (Ankara’da, "Hacı Bayrâm-ı Velî",

Adında biri var ki, büyük âlim ve velî.

 

Tam senin aradığın bir "Rehber"dir ki o zât,

Sen, onun sohbetinde bulursun çok menfaat.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan