|
24
- MEVLÂNÂ CELÂLEDDÎN-İ
RÛMÎ
(Kuddise Sirruh)
MEVLÂNÂ NEY ÇALMADI
"Celâleddîn-i
Rûmî" büyük bir velî idi.
Muvâfıktı
islâma her iş ve hareketi.
“Mesnevî”
kitâbını yazmıştır ki bî-bahâ,
Dünyâda, bu
kitâbın bir eşi yoktur daha.
Onda, “Kırkyedi
bin” den fazla beyit yazmıştır.
Bu eserle,
dünyâya feyiz ve nûr salmıştır.
O, islâm
bahçesinde açan "Gonca gül" idi.
O, tasavvuf
dalında öten bir "Bülbül" idi.
O, hikmet
deryâsına dalan bir "Evliyâ"dır.
Her sözü, o
deryâdan saçılan bir damladır.
O, aşk-ı
ilâhîyle dolmuş bir "Velî" idi.
İslâmdan,
zerre kadar ayrılmış değil idi.
Her bir
hareketini düşünüp ince ince,
Yapardı hep
islâmın ahkâmı gereğince.
Onun için, o
aslâ müzik dinlememiştir.
Ve aslâ "Ney"
çalmamış, raks edip dönmemiştir.
Çünkü bu gibi
şeyler, yoktur islâmiyyette.
O, bunları
yapmaz ve beğenmezdi elbette.
Bu gün çalgı
çalarak, varsa âyin yapanlar,
Onbeşinci
asırda meydana çıktı bunlar.
Onikinci
asırda vefât etti "Mevlânâ".
Bunlar, ondan
üç asır sonra çıktı meydana.
Türbesine
konulan "Çalgı âletleri" de,
Sonradan
konulmuştur, yok idi o devirde.
"Mevlânâ"nın
mübârek rûhu da, bundan sebep,
Elbet
sıkılıyor ve oluyordur muazzeb.
Bu zâtın
vefâtından geçince "Üçyüz" sene,
"Mevlevîlik",
geçmişti câhillerin eline.
Mesnevîsinde
geçen “NEY” sözcüğünü, bunlar,
“Çalgı
âleti” sanıp, çalmaya başladılar.
Hâlbuki o,
değil ki ney çalıp, raks eylesin,
Az yüksek
sesle bile, vermedi zikre izin.
Evet, bu
büyük velî, meşhur Mesnevîsinde,
(Dinle
neyden...) diyerek başlamışlar ise de,
Bunu,
“Mevlânâ Câmî” çok güzel şerh etmiştir.
Burada "Ney"den
murâd, "Evliyâ"dır demiştir.
Yine o
buyurur ki: ("Ney" derken o büyük zât,
Hiç “Çalgı
aleti”ni etmedi bundan murâd.
"Ney",
fârisî dilinde gelir “Yok” mânâsına.
Bu da işâret
eder yine “Kâmil insan”a.
Zîrâ bunlar,
kendini ve bütün mâsivâyı,
Öyle
unuturlar ki herşeyi, her eşyâyı,
Kendilerini
dahî, "Yok" bilirler âdetâ.
Bunun için “Ney”
denir böyle büyük zevâta.
"Ney"in
bir mânâsı da, "İçi boş bir çubuk"tur.
Ondan çıkan
her sedâ, çalandan hâsıl olur.
Bunlar da,
boşalmıştır kendi varlıklarından.
Kemâlat-ı
ilâhî zuhûr eder bunlardan.
"Ney"’in
bir mânâsı da, “Kamış kâlem” demektir.
Bundan da, “Kâmil
insan” anlatılmak istenir.
Mesnevîde
geçen bu "Ney"den murâd, velhâsıl,
Çalgı âleti
değil, "Kâmil insan"dır asıl.
Onun ney
çaldığını söylemek, bir hatâdır.
Hem de o
büyük zâta, büyük bir iftirâdır.
|