|
24
- MEVLÂNÂ CELÂLEDDÎN-İ
RÛMÎ
(Kuddise Sirruh)
İHLÂSSIZ İYİLİK
Bir gün
talebesine buyurdu: (Kardeşlerim!
“İhlâs”ı,
bir misâlle size îzâh edeyim.
Bir “İlim
talebesi” vardı ki Nişâbur'da,
Zengin bir
tüccar ile yürürlerdi bir yolda.
Lâkin çok
fakîr idi o ilim talebesi.
Eski ve
yırtık idi, üstünde elbisesi.
Ve hattâ
yürür iken o tüccarın yanında,
Ayakkabısı
bile yok idi ayağında.
Görünce
tüccar onun çok "Fakîr" olduğunu,
Sevindirmek
istedi bir şeyle hemen onu.
“Bir çift
pabuç” alarak, verdi o talebeye.
Sonra, devâm
ettiler yollarına gitmeye.
Ve lâkin
ikide bir, derdi ki ona tüccar:
(Aman,
iyi yürü de eskimesin pabuçlar.
Yolun düzgün
yerinden gayret et yürümeye.
Basma sivri
taşlara, dikkat et dikenlere.)
Biraz daha
gidince, dedi ki yine aynı:
(Amân
dikkatli yürü, sürüme ayağını.)
Talebe, bu
sözlere artık dayanamayıp,
Geri verdi
tüccara, pabuçları çıkarıp.
Dedi: (Ben,
senelerdir yürürüm yalın ayak.
Bana, böyle
şartları koşmadı kimse ancak.
Yine öyle
yürürüm, pabuçlar olsun sizin.
Zîrâ mahkûm
olamam bir ayakkabı için.)
Bunun gibi
siz dahî, bir hayır yaparsanız,
“Allah
rızâsı” için işleyin onu yalnız.
Zîrâ herhangi
bir iş, yapılmazsa "İhlâs"la,
O amelden,
bir fayda kazanmaz insan aslâ.)
Yine onun
devrinde, kasabın bir tanesi,
Bir "Öküz"
almıştı ki, kesmek idi gâyesi.
Hayvanı
bağlayıp da, isteyince yatırmak,
O, kaçmaya
başladı ipleri kopartarak.
Kasap da,
arkasından başladı koşturmaya.
Lâkin
yetişemedi onu yakalamaya.
“Mevlânâ”,
babasının kabrindeydi o zaman.
Hayvan onu
görerek, yaklaştı ona o an.
Lisân-ı hâli
ile derdi ki sanki ona:
(Beni, bunun
elinden halâs et ey Mevlânâ!)
O an soluk
soluğa, bir hiddetle koşarak,
Geldi kasap o
yere, elinde "İp" ve "Bıçak".
Mevlânâ
hazretleri, buyurdu ki kasaba:
(Bu
hayvanı kesmesen, olmaz mı ki acabâ?)
Kasap kabûl
etti ve dönüp gitti geriye.
Öküz dahî
oradan, gitti başka bir yere.
Mevlânâ
hazretleri, buyurdu ki: (Bu hayvan,
Gelip bize
sığındı, kurtuldu o adamdan.
Bunun gibi,
her kim de, bir “Allah adamı”na,
Gidip, cân-ü
gönülden tâbi olursa ona,
Yâni ona
uyarsa her iş ve harekette,
"Azâb
melekleri"nden kurtulur âhirette.)
|