|
24
- MEVLÂNÂ CELÂLEDDÎN-İ
RÛMÎ
(Kuddise Sirruh)
İNSANLARA HİZMET
Devlet
memurlarından var idi ki birisi,
"Hazreti
Mevlânâ"ya pek çok idi sevgisi.
Onun
sohbetlerinden alırdı ki öyle tad,
Yanından
ayrılmayı istemezdi bir sâat.
İsterdi ki, o
zâtın bulunsun yanında hep.
İstifâ
düşünürdü işinden bundan sebep.
Nihâyet bu
husûsu, arz eyledi bir defâ:
(Efendim,
vazîfemden edeyim mi istifâ?)
Mevlânâ
hazretleri, vermeyip buna izin,
Ona, şu
menkıbeyi anlattı bunun için:
Hârun Reşîd
devrinde, var idi ki bir kişi,
“Zâbıta
âmirliği” yapmaktı onun işi.
Hem de
vazîfesini yapıyordu mükemmel.
Zaîflerin
hakkını koruyordu pek güzel.
O zâtın
sâyesinde, o zaman müslümânlar,
Gâyet râhat
yaşar ve görmezlerdi bir zarar.
"Hazreti
Hızır" dahî teşrîf edip bu zâta,
Sohbet
ederler idi onunla her gün hattâ.
Bu zâbıta
âmiri, bir gün vazîfesinden,
İstîfâsını
verip, ayrılıp gitti birden.
İnsanlardan
ayrılıp, çekildi bir tarafa.
İnzivâ
hayâtını tercîh etti bu defâ.
Gece gün
ibâdete etse de böyle devâm.
Gelmez oldu
yanına "Hızır aleyhisselâm".
Bir gece,
rüyâsında o, "hazreti Hızır"ı,
Görüp suâl
edince kendisinden bu sırrı,
Buyurdu ki:
(Ben sana geliyordum önce hep.
İbâdet ve
tâatin, değildi buna sebep.
O mühim
vazîfende çalışırken evvelce,
İnsanların
işini görüyordun güzelce.
Hak ve adâlet
ile yapıyordun o işi.
Sâyende,
gâyet râhat yaşıyordu çok kişi.
Hizmet
ettiğin için sen böyle çok insana,
Ben dahî, bu
sebepten gelirdim sık sık sana.
“İnsanlara
hizmet"i terk edince sen fakat,
Halk düştü
sıkıntıya, kalmadı huzûr, râhat.
Çünkü senin
yerine, geldi çok "Zâlim” biri.
Bozuldu bu
sebepten, insanların dirliği.
Menfaatin
uğruna terk ettin o işi sen.
İnsanlar,
sıkıntıya düştü senin yüzünden.)
O kişi,
uykusundan uyanınca o sabah,
Yanlış iş
yaptığını anlayıp, dedi: “Eyvâh!”
Ve hemen
hükümdâra arz edip bunu tekrar,
Ve o mühim
hizmette bulundu uzun yıllar.
İnsanlar,
kavuştular tekrar eski huzûra.
Kavuştu kendi
dahî, yine her gün “Hızır”a.)
Bunları, "Mevlânâ"dan
dinleyince o adam,
İstifâdan vaz
geçip, hizmete etti devâm.
|