ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

24 - MEVLÂN CELÂLEDDÎN-İ RÛMΠ (Kuddise Sirruh)

SÖZ DİNLEMİYENİN HÂLİ

 

"Hazreti Mevlânâ"yı çok seven genç bir kimse,

Mısıra gidecekti ticâret gâyesiyle.

 

Mâni olmak istedi lâkin akrabâları.

Onun ise kesindi gitmek için kararı.

 

"Mevlânâ" da, bu gence (Gitme!) dedi bir nice.

Lâkin o dinlemeyip, yine gitti gizlice.

 

Gemileri Mısır’a yaklaşmıştı ki, fakat,

Kâfirler, bu gemiye oldu birden musallat.

 

Onu, birçoklarıyla tutup “Esîr” aldılar.

Ve pek ağır işlerde, zorla çalıştırdılar.

 

Genç, pişmânlık içinde dedi ki: (Yâ ilâhî!

Kabâhatliyim, lâkin pişmân oldum vallahi.

 

Mevlânâ hürmetine, günâhımı affedip,

Beni, bu esâretten halâs eyle an karîb.)

 

Gözyaşları dökerek duâ etti böylece.

"Hazreti Mevlânâ"yı rüyâda gördü gece.

 

Buyurdu ki: (Evlâdım, bak yârın bu kimseler,

Bir hastalık hakkında, senden bilgi isterler.

 

Onlara “Bilirim” de ve iste şu otlardan,

Karıştırıp, şöyle bir ilâç yap sen onlardan.)

 

Sabah uyandığında, gark oldu bir sevince.

İlâcın târifini ezberledi iyice.

 

Hakîkaten o gence gelerek sabahleyin,

Dediler: (Doktorlukla bir ilgin var mı senin?)

 

(Evet, vardır!) deyince, hemen onu aldılar.

Acele hükümdârın yanına çıkardılar.

 

Meğerse o hükümdâr, çok ağır hastalanmış.

Hiçbir tabîb, derdine bir çâre bulamamış.

 

Genç, “Doktor” edâsıyla dedi ki: (Üzülmeyin!

Bana, şu şu otlardan birer miktâr getirin.)

 

Çabucak getirdiler istediği otları.

O, târif mûcibince karıştırdı onları.

 

İlâç yapıp yedirdi o hasta hükümdâra.

Bi iznillah hükümdâr, iyileşti o ara.

 

Sevinç ve sürûrundan şöyle dedi o gence:

(Her ne murâdın varsa, söyle bana hemence.)

 

Dedi ki: (Ey hükümdâr, istemem bir şey, fakat,

Şunu bildireyim ki anlaşılsın hakîkat.

 

Ben, "Tıp"tan anlamıyan bir kişiyim bir kere.

Para kazanmak için çıkmıştım bir sefere.

 

Ve lâkin akrabâmdan ve hocamdan izinsiz,

Çıktığım içindir ki, beni esîr ettiniz.

 

Hatâma pişmân olup, üstâdım "Mevlânâ"dan.

Mânen özür dileyip, yardım istedim ondan.

 

O da, rüyâma girip, târif etti bir ilâç.

Yoksa böyle şeyleri, nerden bilir bu muhtâç?)

 

Hükümdâr, hayli para ihsân edip o gence,

Sonra serbest bırakıp, saldı onu hemence.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan