ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

24 - MEVLÂN CELÂLEDDÎN-İ RÛMΠ (Kuddise Sirruh)

YANMIYAN HIRKA

 

O zamanlar Konya’da, var idi ki bir kimse,

İslâmın kıymetini anlatırdı herkese.

 

"Hazreti Mevlânâ"ya, hem de talebesine,

Hâssaten çok îtibâr eder idi hepsine.

 

Dediler: (Mevlânâ'ya, bu kadar hürmet, edeb,

Ve iltifât edersin, hikmeti nedir acep?)

 

Dedi ki: (Ben mâlesef önce hıristiyandım.

Mü’minleri hiç sevmez, hattâ fenâ düşmandım.

 

Ve bir gün, biz "Kırk râhip", gelerek bir araya,

Dedik ki: "Bildirelim haddini Mevlânâ'ya."

 

O "Allah adamı"nı imtihân etmek için,

Suâller hazırladık islâmdan gâyet çetin.

 

Sonra da, hep birlikte hemen yola koyulduk.

O, bunlara cevaptan âciz kalır” diyorduk.

 

Bir fırının önüne gelmiştik ki biz fakat,

Âniden karşımıza çıktı o mübârek zât.

 

Dedik: “Mâdem onunla bu yerde karşılaştık.

İlk suâli soralım” diye söze başladık.

 

Dedik: Buyuruyor ki Kur’ânda cenâb-ı Hak,

Her nefis, Cehennemden geçecektir muhakkak.

 

Buna göre, "Kâfir" de, "Müslümân" da elbette,

Cehennem ateşinden geçecek âhirette.

 

Mâdem müslümânlar da “Ateş” e uğrayacak.

İslâmın üstünlüğü” nasıl belli olacak?)

 

Mevlânâ buyurdu ki: (Evet, öyle olacak.

Lâkin müslümânları Cehennem yakmıyacak.

 

Müslümânlar ateşten geçtikleri esnâda,

Cehennem, mü’minlere edecek şöyle nidâ:

 

“Ey mü’minler, çabucak geçin ki siz buradan,

Zîrâ benim ateşim, sönecek nûrunuzdan.”

 

Hattâ dayanamayıp, sönecek alevleri.

Ve lâkin aynı ateş, yakacak kâfirleri.

 

Böyle olacağına inanmazsanız şâyet,

Bunu, dünyâda bile görmemiz kolay gâyet.

 

Siz gömleklerinizi çıkarıp verin bana.

Benimkiyle birlikte, atalım şu fırına.

 

Bu benim gömleğim de, sizinkilerle acep,

Bakalım yanacak mı, görelim birlikte hep.)

 

Gömlekleri çıkarıp, uzattık "Mevlânâ"ya.

O alıp, herbirini getirdi bir araya.

 

Ve kendi hırkasına, sarıp bizimkileri,

Yanan kızgın fırından atıverdi içeri.

 

Az sonra çıkarınca, biz şaşırdık gâyetle.

Zîrâ şâhid olduk ki hepimiz de hayretle,

 

O hırkada, yanıktan yok iken ufak bir iz,

Yanmıştı içindeki bizim gömleklerimiz.

 

Kırkımız bunu görüp, insâfa geldik o an.

"Şehâdet"i getirip, hepimiz ettik îmân.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan