ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

24 - MEVLÂN CELÂLEDDÎN-İ RÛMΠ (Kuddise Sirruh)

ANLADI HATÂSINI

 

"Mevlânâ" zamanında var idi ki bir kimse,

Bu "Allah adamı"nı sevmezdi her nedense.

 

Hattâ onu, dışarda görmüş idi bir günü.

Hemen öbür tarafa çevirmişti yüzünü.

 

Lâkin "Resûlullah"ı rüyâda gördü gece.

Huzûruna giderek, selâm verdi hemence.

 

Resûlullah, yüzünü çevirdi ondan fakat.

Başka tarafa bakıp, etmedi hiç iltifât.

 

O kişi bu sefer de, geçip öbür tarafa,

Resûle, o taraftan selâm verdi bu defâ.

 

Ve lâkin Resûlullah, yüzünü, ondan tekrar,

Başka yöne çevirip, hiç etmedi îtibâr.

 

O bu hâli görünce, başladı ağlamaya.

Ve bunun hikmetini sordu Resûlullaha.

 

Buyurdu ki: (Sen bizim, çok sevdiğimiz olan,

Mevlânâ'dan yüzünü çevirirsin çok zaman.

 

Hâlbuki kendisini biz beğenir, severiz.

Ondan yüz çevirenden, bizde yüz çeviririz.)

 

Korku ile uyanıp, anladı hatâsını.

Ağlayıp, göz yaşıyla sildi gönül pasını.

 

Sonra da "Mevlânâ"nın gidip medresesine,

Ve talebe olmayı düşündü kendisine.

 

Bu arzu ve istekle düşüverdi yollara.

"Mevlânâ", talebeye ders verirdi o ara.

 

Birine buyurdu ki: (Kalk hemen, kapıya git.

Bir kimse, bize doğru gelmektedir şu vakit.

 

Kalbinde, bize karşı var ihlâs ve muhabbet.

Onu, kapı önünde hürmetle istikbâl et.)

 

Talebe “Peki” deyip, kapıya çıktığında,

Medrese kapısına yeni gelmişti o da.

 

Hocasının dediği şeyleri ona deyip,

Aldı onu içeri, saygı hürmet gösterip.

 

O girip, "Mevlânâ"nın elini öptü hemen.

Talebesi olmakla şereflendi o günden.

 

Ve yine "Mevlânâ"nın talebesinden biri,

Hânesine giderken, bir gün akşam üzeri,

 

Bir müslümân, fıkıh'tan ona bir suâl sordu.

Suâlin cevâbını lâkin o bilmiyordu.

 

Dedi ki: (Kitapları mütâlâ eyliyeyim.

Öğrenip, cevâbını yârın sana diyeyim.)

 

Akşam eve gelince, karıştırdı çok kitap.

Ve lâkin bulamayıp, yoruldu, kaldı bîtâb.

 

Bu üzüntü içinde, kalkıp yattı öylece.

Ve hemen "Mevlânâ"yı rüyâda gördü gece.

 

Buyurdu ki: (Evlâdım, sabah biraz erken kalk!

Hidâye kitâbında, onuncu sayfaya bak.)

 

Uyanıp, o kitapta açtı o sahîfeyi.

Hakîkaten orada buldu o mes'eleyi.

 

Öğrenip, cevâbını söyledi o gün ona.

Ve daha kuvvetlendi sevgisi üstâdına.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan