|
24
- MEVLÂNÂ CELÂLEDDÎN-İ
RÛMÎ
(Kuddise Sirruh)
KULLARDAN İSTEMEYİN !
"Mevlânâ"
hazretleri, kendi talebesine,
Derdi ki: (Hiç
kimseden, istemeyin bir nesne.
Allahtan
isteyin ki, ihsân eder Rabbimiz.
Kuldan bir
şey bekliyen, değildir talebemiz.
Kim kullara
el açıp, beklerse bir menfaat,
Bizden, iki
cihânda beklemesin şefâat.)
Bir gün de
buyurdu ki: (Yaşım yediyken benim,
Tamâmiyle
rûhumun emrine girdi nefsim.
Onun
isteklerinden kurtuldum tamâmiyle.
Nefsim de,
iyi işler yapar oldu hâliyle.)
Dediler:
(Peki ama, sizi biz, neden acep,
Nefisle
mücâdele hâlinde görürüz hep?)
Buyurdu ki:
(Bu "Nefis", çok alçak, pek ahmaktır.
Onun işi,
Rabbine muhâlefet yapmaktır.
Hep kendi
aleyhine iş yapmaktan alır haz.
Bu yüzden
yakasını bırakmak uygun olmaz.
Eğer
bırakılırsa "Nefis" kendi hâline,
Sebep olur
muhakkak, kendi felâketine.
Bunun için
büyükler, tâ ki ölene kadar,
"Nefis"le
mücâdele ettiler aynı karar.)
"Mevlânâ"
zamanında, bir kimse var idi ki,
Onun
büyüklüğünü bilmiyordu pek iyi.
Aleyhinde
konuşup dolaşırken böylece,
"Resûlullah"ı
gördü rüyâsında bir gece.
Ve hem de
"Mevlânâ"nın medresesinde bizzât,
Eshâbiyle
oturmuş, ederdi istirâhat.
Sonra, bir "Et
yemeği" getirildi o yere.
Resûlullah,
eshâbla başladılar yemeye.
O sırada bu
dahî içeriye girerek,
Selâm verdi
Resûle, biraz ilerliyerek.
O Server
cevap verip onun bu selâmına,
Çağırttırıp
oturttu, hem de kendi yanına.
Sonra,
kendilerinin tabağından bir "Et"i,
Kendi eliyle
alıp, bu zâta ikrâm etti.
O, sevinip
dedi ki: (Yâ Resûl-i müctebâ!
Etin en iyi
yeri neresidir acabâ?)
Buyurdu ki: (Kemiğe
bitişik olan ettir.)
O anda uyandı
ki, tam da namâz vaktidir.
Rüyânın
tesiriyle, sabahleyin erkenden,
"Hazreti
Mevlânâ"yı görmeye gitti hemen.
Baktı,
Resûlullahın oturduğu mahâlde,
"Mevlânâ",
talebeyle oturur aynı hâlde.
Hem de yemek
yiyorlar, yemek de yine "Et"ti.
"Mevlânâ" onu
görüp, yemeye dâvet etti.
Tam yanına
oturtup ve kendi tabağından,
Eliyle bir "Et"
alıp, bu zâta verdi o an.
Ve tebessüm
ederek, buyurdu ki: (Bir ette,
Kemiğe değen
kısım, en iyidir lezzette.)
O, bunu da
görünce, kalbine "Sevgi" doldu.
Talebesi
olarak, ona tam tâbi oldu.
|