|
24
- MEVLÂNÂ CELÂLEDDÎN-İ
RÛMÎ
(Kuddise Sirruh)
ONLAR KIRKLARDAN İDİ
“Hazreti
Mevlânâ”nın evlâdı Sultân Veled,
Anlatır ki:
Babamla ederken evde sohbet,
Birden yeşil
cübbeli, gâyet nûrlu ve kibar,
Üç kişi,
selâm verip, edeble oturdular.
Sanki bunlar,
babamdan bir şey suâl ettiler.
Babam (Uygun!)
deyince, vedâ edip gittiler.
O üç kişi
gidince, ben dedim ki babama:
(Siz
“Uygundur” dediniz, anlamadım ben ama.
O gelenler
kimlerdi, tanımadım bendeniz.
Ne suâl
ettiler ki siz, “Uygundur” dediniz?)
Buyurdu: (O
gelenler, hep “Ricâl-i gayb”dendir.
Halk arasında
ise, onlara “Kırklar” denir.
O kırklardan
birisi vefât etmiş ki yine,
Benden, bizim
“Saka”yı istediler yerine.
Ben ise “Uygun”
dedim, böyle oldu bu vak'a.
Kırklardan
oldu artık, bâdemâ bizim Saka.)
Yine bu "Velî"
zâtı çok seven bir müslümân,
Ölüm
hastalığına yakalandı bir zaman.
İyice
anlayınca vefât edeceğini,
Evlâdına,
şöylece yaptı vasiyyetini:
(Ben
ölürsem, Mevlânâ kabrimde dursun biraz.
Affım için,
Allaha eylesin duâ, niyâz.)
Ondan sonra o
kişi, göçtü dâr-ı bekâ’ya.
Verdiler bu
haberi "hazreti Mevlânâ"ya.
O da,
memnûniyetle teşrîf edip kabrine
O zâtın affı
için, duâ etti Rabbine.
Gerçi ölen
kişinin, ameli yoktu fazla.
Ve lâkin "Mevlânâ"yı
seviyordu ihlâsla.
Çocuklarından
biri, rüyâda gördü onu.
Ve Cennette,
nîmetler içinde olduğunu.
Babasına
yaklaşıp, sordu ki: (Hacı baba!
Sen, bu
yüksek makâma nasıl vardın acabâ?)
Dedi ki: (Ey
evlâdım, pek yoktu ibâdetim.
Ve lâkin
velîlere çok idi muhabbetim.
Bilhassa “Mevlânâ”yı
seviyordum pek fazla.
Ve kalben,
kendisine hayrân idim ihlâsla.
Ben kabire
girince, gelerek Münker-Nekir,
Sorguya
başladılar: “Rabbin kim, dînin nedir?”
Onlar, bu
suâlleri sorarken kükriyerek,
Geldi o an
çok güzel ve sevimli bir melek.
Ve Münker'le
Nekîre dedi ki daha sonra:
“Lüzum yok bu
kimseye böyle suâl sormaya.
Affetti Allah
bunu Mevlânâ hürmetine,
Siz,
suâllerinizi sorun başka birine.”
O böyle
söyleyince, onlar da dinliyerek,
Ayrıldılar
yanımdan “Müsterîh ol!” diyerek.
O andan
îtibâren, ben artık Cennetteyim.
İşte,
gördüğün gibi nîmetler içindeyim.)
|