ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

24 - MEVLÂN CELÂLEDDÎN-İ RÛMΠ (Kuddise Sirruh)

ONLAR KIRKLARDAN İDİ

 

Hazreti Mevlânâ”nın evlâdı Sultân Veled,

Anlatır ki: Babamla ederken evde sohbet,

 

Birden yeşil cübbeli, gâyet nûrlu ve kibar,

Üç kişi, selâm verip, edeble oturdular.

 

Sanki bunlar, babamdan bir şey suâl ettiler.

Babam (Uygun!) deyince, vedâ edip gittiler.

 

O üç kişi gidince, ben dedim ki babama:

(Siz “Uygundur” dediniz, anlamadım ben ama.

 

O gelenler kimlerdi, tanımadım bendeniz.

Ne suâl ettiler ki siz, “Uygundur” dediniz?)

 

Buyurdu: (O gelenler, hep “Ricâl-i gayb”dendir.

Halk arasında ise, onlara “Kırklar” denir.

 

O kırklardan birisi vefât etmiş ki yine,

Benden, bizim “Saka”yı istediler yerine.

 

Ben ise “Uygun” dedim, böyle oldu bu vak'a.

Kırklardan oldu artık, bâdemâ bizim Saka.)

 

Yine bu "Velî" zâtı çok seven bir müslümân,

Ölüm hastalığına yakalandı bir zaman.

 

İyice anlayınca vefât edeceğini,

Evlâdına, şöylece yaptı vasiyyetini:

 

(Ben ölürsem, Mevlânâ kabrimde dursun biraz.

Affım için, Allaha eylesin duâ, niyâz.)

 

Ondan sonra o kişi, göçtü dâr-ı bekâ’ya.

Verdiler bu haberi "hazreti Mevlânâ"ya.

 

O da, memnûniyetle teşrîf edip kabrine

O zâtın affı için, duâ etti Rabbine.

 

Gerçi ölen kişinin, ameli yoktu fazla.

Ve lâkin "Mevlânâ"yı seviyordu ihlâsla.

 

Çocuklarından biri, rüyâda gördü onu.

Ve Cennette, nîmetler içinde olduğunu.

 

Babasına yaklaşıp, sordu ki: (Hacı baba!

Sen, bu yüksek makâma nasıl vardın acabâ?)

 

Dedi ki: (Ey evlâdım, pek yoktu ibâdetim.

Ve lâkin velîlere çok idi muhabbetim.

 

Bilhassa “Mevlânâ”yı seviyordum pek fazla.

Ve kalben, kendisine hayrân idim ihlâsla.

 

Ben kabire girince, gelerek Münker-Nekir,

Sorguya başladılar: “Rabbin kim, dînin nedir?

 

Onlar, bu suâlleri sorarken kükriyerek,

Geldi o an çok güzel ve sevimli bir melek.

 

Ve Münker'le Nekîre dedi ki daha sonra:

“Lüzum yok bu kimseye böyle suâl sormaya.

 

Affetti Allah bunu Mevlânâ hürmetine,

Siz, suâllerinizi sorun başka birine.”

 

O böyle söyleyince, onlar da dinliyerek,

Ayrıldılar yanımdan “Müsterîh ol!” diyerek.

 

O andan îtibâren, ben artık Cennetteyim.

İşte, gördüğün gibi nîmetler içindeyim.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan