ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

23 - ABDÜLMECİD ŞİRVÂNÎ (Rahmetullahi Aleyh)

KİBİRLİ İNSAN

 

Makâm sâhibi biri, bir yolculuk ânında,

Tokat’a uğramıştı “Şirvânî” zamanında.

 

Hoş geldin” demek için o makâm sâhibine,

Gitti bütün ahâli onun ziyâretine.

 

Kendini çok beğenen bir kişiydi o fakat,

Yanına gelenlere, hiç etmedi iltifât.

 

Böbürlenip dedi ki: (Beni karşılıyanlar,

Sâdece bu kadar mı, yok mu başka insanlar?)

 

Onlar, (Yoktur efendim) deyince o kimseye,

Dedi: (Doğru söyleyin, yok mu başka bir kimse?

 

Beni karşılamaya gelmesi lâzım gelen,

Başka kimse kaldıysa, söyleyin bana hemen.)

 

Orada bulunanlar, dediler ki: (Efendim!

Yalnız takvâ sâhibi bir zât var, ehli ilim.

 

Allahın evliyâsı, çok mübârek biridir.

Hiç çıkmaz dışarıya, onun işi ilimdir.)

 

O bunları duyunca, gâyet sinirlenerek,

Dedi: (O, eceline susamış olsa gerek.

 

O nasıl bir kimse ki, huzûruma gelmiyor.

Benim kim olduğumu. o gâlibâ bilmiyor.

 

Haydi ne durursunuz, bekliyorum onu ben.

Gidip, zorla da olsa, getirin bana hemen.

 

Ben onun cezâsını, yanınızda vereyim.

Beni karşılamamak ne imiş, göstereyim.)

 

Dediler ki: (Efendim, sizden önce, buraya,

Gelen büyük insanlar, giderlerdi oraya.

 

Dergâhına vararak, öperlerdi elini.

Çok iyi bilirlerdi o zâtın kıymetini.

 

Size de lâyık olan, o zâta gitmenizdir.

Ellerini öperek, duâ istemenizdir.)

 

Dedi ki: (Yârın ona gideyim öyle ise.

Bir cezâ vereyim ki, ibret olsun herkese.)

 

"Mevlânâ Şirvânî"yi seven bâzı kimseler,

Dergâhına giderek, bunu haber verdiler.

 

Dediler ki: (Efendim, o, çok zâlim biridir.

Eğer gitmez iseniz, bir zarar verebilir.)

 

Buyurdu ki: (Ey dostlar, şunu iyi biliniz.

O bize dokunamaz, aslâ üzülmeyiniz.

 

Biz nasıl gitmiyorsak o kimsenin yanına,

Onun da yaklaşması, hiç mümkün değil bana.)

 

Ertesi gün o zâlim, gurûr ve kibir ile,

Yollandı o dergâha, bir çok hizmetçisiyle.

 

O zâta “zarar vermek” niyetiyle giderken,

Yolda attan düşerek, ölüp gitti âniden.

 

Zîrâ atı huysuzdu, kendisi gurûrluydu.

Giderken, hayvan onu şiddetle yere vurdu.

 

Bir "Allah adamı"na gidiyorken zarara,

Tepe taklak düşerek, giriverdi mezâra.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan