ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

21 - ŞEMS-İ TEBRÎZÎ (Rahmetullahi Aleyh)

İŞ BİZDEN ÇIKTI

 

"Şemseddîn-i Tebrîzî", rüyâ görüp bir gece,

Konya’ya müteveccih, çıkıp yola girince,

 

O sırada Konya’da, "hazreti Mevlânâ" da,

Seyyid Burhâneddîn'den ders okurdu orada.

 

O günlerde hocası, verip ona icâzet,

Durmayıp, Kayseri'ye dönmeye etti niyet.

 

Çok üzüldü "Mevlânâ" onun bu karârına.

(Konya’da kalın!) diye çok ısrâr etti ona.

 

Lâkin o buyurdu ki: (Hiç üzülme, ol râhat.

Bu günlerde buraya, gelir ki öyle bir zât,

 

Adı, "Şems-i Tebrîzî", büyük bir evliyâdır.

Buraya gelmek için, şimdi o yollardadır.

 

Onunla olur senin, daha da yükselişin.

Zîrâ ona havâle edildi senin işin.)

 

"Şems-i Tebrîzî" ise, aynı gün çıktı yola.

Ve dinlenmek üzere, bir yerde verdi mola.

 

Velâkin hangi hana uğradıysa da, ancak,

Gördü ki, hiçbirinde yoktu bir yer kalacak.

 

Bir câmiye gitti ve yatsıyı etti edâ.

Cemâat dağılırken, ediyordu o duâ.

 

Bitirince gördü ki, kimse yok cemâatten.

Günlerce yürümekten çok yorgun idi zâten.

 

Cübbesini çıkarıp, koydu başı altına.

Uyurken, biri gelip dikildi karşısına.

 

Câmide hizmet gören kimse imiş o gelen.

Kapıyı kilitlemek üzere gelmiş hemen.

 

Onu uyur görünce, hiddetlendi o vakit.

Dedi ki: (Hiç câmide uyunur mu, kalk da git!)

 

Buyurdu ki: (Garibim, kimseye yok zararım.

Bırak da, bu câmide gece sabahlıyayım.)

 

O dedi: (Kalk diyorum, sinirlendirme beni!

Yoksa, zor kullanarak çıkarmıyayım seni.)

 

Çok üzüldü onun bu kaba davranışına.

Cübbesini toplayıp, çıktı kapı dışına.

 

Lâkin o çıkar çıkmaz, adama bir hâl oldu.

Nefes alamıyor ve sanki boğuluyordu.

 

Bağırdı can havliyle: (Boğuluyorum, imdât!)

İmâm sesi duyunca, koşup geldi o sâat.

 

(Sana ne oldu?) diye sorunca imâm ona,

Anlattı ne olduysa, imâma baştan sona.

 

İmâm, onu dinleyip öğrendi hâdiseyi.

Derhâl çıkıp aradı, o mübârek kimseyi.

 

Ve yetişip dedi ki: (O, câhil biri gâyet.

Bilmiyerek yapmıştır, ne olur onu affet.)

 

Şemseddîn-i Tebrîzî, dönüp baktı imâma.

Buyurdu ki: (Kardeşim, iş bizden çıktı ama.

 

Benim, o kimse için yok bir şeyim yapacak.

Îmânla ölmesine duâ ederim ancak.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan