ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

21 - ŞEMS-İ TEBRÎZÎ (Rahmetullahi Aleyh)

İYİ BİR DOST ARARDI

 

Evliyâyı kirâmdan, "Şemseddîn-i Tebrîzî",

İnsanların kalbine saçardı nûr ve feyzi.

 

Lâzım olan her ilmi, henüz gençlik çağında,

"Baba Kemâl Cündî"nin tahsîl etti yanında.

 

Üstün yaratılışı ve kâbiliyetiyle,

Yüksek derecelere kavuştu tez vakitte.

 

Hocasının yanında ilim tahsîl ederken,

Bir arkadaşı vardı, berâber tahsîl gören.

 

O kişi, zaman zaman, mânevî hâllerini,

Şiirle, hocasına bildirirdi hepsini.

 

Hocası "Baba Kemâl", merak ederdi ki hep,

“Şemseddîn’de hiçbir hâl hâsıl olmaz mı acep?"

 

Kendisini çağırıp, etti ki ona suâl:

(Hiç hâsıl olmuyor mu sende bir mânevî hâl?)

 

Dedi ki: (Daha fazla hâsıl olur efendim.

Lâkin benim, şiire yoktur kâbiliyyetim.)

 

Hocası buyurdu ki: (Evlâdım, beni dinle.

Allah, sana öyle bir dost verir ki ilerde,

 

Ne varsa tasavvufta mârifet ve hakîkat,

Söyler senin nâmına o dostun olacak zât.)

 

Yâni o, "Celâleddîn Rûmî"yi işâretle,

Onu, tâ o zamandan bildirdi kerâmetle.

 

Hocasından, "İlim"de alınca icâzeti,

Sardı onu, bu ilmi yayma aşk ve gayreti.

 

Bir ilim talebesi duysaydı bir beldede,

Gidip, o talebeyi okuturdu o yerde.

 

Yâni o, bir mahalde kılmazdı aslâ karar.

Talebe bulmak için, gezerdi diyâr diyâr.

 

Yorulmadan, yılmadan gezince hayli sene,

Uçan güneş” dediler insanlar kendisine.

 

Dolaşırken, hep duâ ederdi ki bir yandan:

(Yâ Rab, ihsân et bana iyi bir dost ve yârân.)

 

Her nereye gitseydi, ederdi böyle duâ.

Nihâyet Şam’da iken, gece gördü bir rüyâ.

 

Gâibden kendisine denildi: (Ey Şemseddîn!

Kendine çok iyi bir arkadaş ister idin.

 

Konya’da, "Celâleddîn Rûmî" diye bir kimse,

Var ki, git uğraş onun iyi yetişmesiyle.)

 

O sabah, uyanınca bu rüyâ âleminden,

Çok sevinip, Rabbine şükreyledi kalbinden.

 

Düşündü ki: "Üstâdım Baba Kemâl de bana,

Demişti: Kavuşursun çok iyi bir yârâna."

 

"Celâleddîn Rûmî"yi görmeden daha henüz,

Muhabbeti, kalbinde eyledi tam teessüs.

 

Ve kendi kendisine dedi ki bu hususta:

"Fedâ olsun bu canım, böyle iyi bir dosta."

 

Rüyâyı görür görmez o hazreti Şemseddîn,

O gün hareket etti, Konya’ya varmak için.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan