ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

20 - HASAN SEZÂÎ EFENDİ (Rahmetullahi Aleyh)

İÇKİLER ŞERBET OLDU

 

Bir gün, içki içmeye mübtelâ bâzı gençler,

Kıra gidip, içmeği çok arzu eylediler.

 

İçki şişelerini koyup çantalarına,

Sonra, gurup hâlinde çıktılar kır yoluna.

 

Lâkin "Hasan Sezâî dergâhı"nın önünden,

Geçerken, o, bunları gördü ve sordu hemen:

 

(Nereye gidersiniz bu vakitte evlâtlar?

Çantalarınızdaki şişelerde neler var?)

 

Onlar ise gülüşüp, muziplik olsun diye,

Şöyle cevap verdiler Sezâî Efendiye:

 

(Baba, kıra gezmeye gidiyoruz şimdi biz.

Ve yalnız şerbet ile dolu şişelerimiz.)

 

O, tebessüm ederek buyurdu ki: (Ey gençler!

Mâdem öyle dersiniz, öyle olsun bu sefer.)

 

Daha sonra ayrılıp, oldular kıra vâsıl.

İçki şişelerini çıkardılar velhâsıl.

 

Sofraları kurup da, içmeye başlayınca,

Şaşırdı hepsi birden, birer yudum alınca.

 

Zîrâ o şişelerde bulunan o içkiler,

Gördüler ki, hepsi de tatlı bir “Şerbet”tiler.

 

İçlerinden birisi dedi ki en nihâyet:

(Niçin şaşırıyoruz, hâdise basit gâyet.

 

Yolda rastlamıştık ya o büyük "Evliyâ"ya,

Biz, aldattığımızı zannettik onu güyâ.

 

O bize sormuştu ya: “Ne vardır şişenizde?"

"Yalnız tatlı şerbet var” demiştik ona biz de.

 

O da buyurmuştu ki: “Öyle olsun ey gençler

Onun için, şerbet'e tebdîl oldu içkiler.

 

Çünkü babam derdi ki: “Bu evliyâlar var ya,

Ağzından ne çıkarsa, yaratır Hak teâlâ.”

 

Çünkü Allah indinde yüksekmiş değerleri.

Ve hiç mahcûb etmezmiş Allah bu velîleri.)

 

O gün tövbe ederek, söz verdiler Allaha.

Hiç içki içmediler ondan sonra bir daha.

 

Bu mübârek velînin, hayâtındaki gibi,

Vefâtından sonra da görüldü kerâmeti.

 

"Yüz sene" geçmişti ki vefâtından meselâ,

Yağmur yağıp, kabrini su basmıştı pek fazla.

 

Dergâhın bulunduğu câminin hatîbini,

Rüyâda îkâz edip, istedi tâmirini.

 

Hatîp, aynı rüyâyı görünce birkaç gece,

İşin ciddiyetini idrâk etti böylece.

 

Resmî makâmlara da vererek bir mâlûmât,

Toplandı ulemâdan, hâl ehli birkaç zevât.

 

Hepsinin huzûrunda tâzim ve hürmet ile,

Mübârek kabirleri açıldı Besmeleyle.

 

Ve nihâyet göründü o mübârek bedeni.

O gün defn olmuş gibi, duruyordu yepyeni.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan