ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

20 - HASAN SEZÂÎ EFENDİ (Rahmetullahi Aleyh)

PİŞMÂN OLDULAR

 

O zamanlar o yerde, bir “Kötü kadın” vardı.

Fâsık kimseler ile, fenâ işler yapardı.

 

Tövbe etti ise de o hâllere iyice,

Çok tedirgin edildi, ahlâksız kişilerce.

 

Günâh işlememeye azm etmişti o, fakat,

Yine kötü kimseler oldu ona musallat.

 

Yolda izde, devâmlı peşinde dolaştılar.

Eski kötü yoluna çekmeye uğraştılar.

 

Çâresiz geldi kadın bu mübârek "Velî"ye,

Yalvardı: (Lütfen beni bunlardan kurtar!) diye.

 

Kadınlara mahsus bir yeri vardı dergâhın.

Orada ikâmete devâm etti bu kadın.

 

Tamâmen müstakil bir yer idi ki o oda.

Gece gün, ibâdetle meşgûl oldu orada.

 

Lâkin boş durmadılar o fitneci kimseler.

Bu mübârek zât ile uğraştılar bu sefer.

 

Günden güne azıtıp, gittiler ileriye.

Çok çirkin iftirâlar attılar bu "Velî"ye.

 

Ve bir gece, dergâhın kapısına geldiler.

Bir “Geyik boynuzu”nu asıp geri gittiler.

 

Bu fitne, dalga dalga şehre yayılıyordu.

O ise sabrediyor, karşılık vermiyordu.

 

Çok geçmeden, şehirde tam bir “Uyuz” illeti,

Çıkarak, kırdı bütün bu fitneci milleti.

 

Kim bu dedikoduyu söylemiş ve yaymışsa,

Ve her kim dinleyip de, bunlara inanmışsa,

 

Bu hastalık, sâdece onlara geliyordu.

Bundan, diğer insanlar hiç etkilenmiyordu.

 

Ölüyordu sonunda bu illete tutulan.

Zîrâ bu hastalığa, yoktu bir çâre bulan.

 

Affı ve merhameti çok olan bu "Velî" zât,

Acıdı, şefkat etti onlara yine bizzât.

 

Girdi bir gün kahveye, tebdîl-i kıyâfetle.

Oturup, dertlerini dinledi merhametle.

 

Dedi: (Hasan Sezâî, bu uyuz illetinin,

İlâcını biliyor, isteyin ondan gidin.)

 

Ertesi gün cümle halk, ondan ilâç almaya,

Sabahın erkeninde, koştular o dergâha.

 

O ise, kazıyarak o "Geyik boynuzu"ndan,

Her birine, bir miktâr veriyordu tozundan.

 

Hakâret maksadıyla kapıya astıkları,

O boynuz “İlâç” olup, râhatlattı onları.

 

O tozu kim sürerse bir uyuzlu yaraya,

Allahın izni ile kavuşurdu şifâya.

 

Yaptıkları hatâyı bildiler gâyet iyi.

Hepsi tövbe ederek, bıraktılar fitneyi.

 

Sonra, aralarında çok para topladılar.

Dergâhın kapısına, bir “Çeşme” yaptırdılar.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan