ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

20 - HASAN SEZÂÎ EFENDİ (Rahmetullahi Aleyh)

ALLAH İÇİN SEVİNİZ

 

Büyük islâm âlimi ve büyük velî idi.

Tasavvufta, “Gülşenî” yoluna mensûb idi.

 

Önceleri Mısır’a gitmiş idi bir sene.

Orada, bir “İcâzet” verildi kendisine.

 

İbrâhim Çelebi” nâm, bir sâhib-i seâdet,

Tarafından yazılıp, verildi bu icâzet.

 

İhtivâ ettiğinden kıymetli bilgileri,

Aynen neşrediyoruz bu icâzetnâmeyi:

 

(Ey mü’minler, bilin ki, gitmek için bir yere,

İhtiyâç vardır elbet, yol bilen bir “Rehber”e.

 

Bu rehber, ne kadar çok lâzımsa bu dünyâda,

Daha fazla lâzımdır, âhiret yolunda da.

 

Allah yolunda rehber, “Tam yetişmiş velî”dir.

İnsanı, böyle zâtlar maksadına erdirir.

 

Böyle kâmil birini sever ise bir insan,

Sevgisi nisbetinde, feyiz alır o zâttan.

 

Muhabbeti az ise, az olur fâidesi.

Çok ise, bu nisbette artar istifâdesi.

 

Hasan Sezâî” dahî, kâmildir bu mânâda.

Bu icâzetnâmeyi veriyorum ona da.

 

Kim ki, onu sever ve ona tam teslîm olur.

Dünyâ ve âhirette seâdete kavuşur.

 

Ancak rehberinizi, "Allah için" seviniz.

Sakın bu sevginize, karışmasın nefsiniz.

 

Nefsî bir gâye” ile severseniz o zâtı

Ondan bulamazsınız mânevî menfaatı.

 

İbâdet yaparken de, karışmasın nefsiniz.

Yoksa ihlâssız olup, kabûl etmez Rabbimiz.

 

Şirk, bilhassa bu yolda gizlidir, amân sakın.

Yaptığınız her işi, sırf "Allah için" yapın.

 

Kim ihlâs sâhibiyse yaptığı her bir işte,

Ona gıbta ediniz, “Hâlis kul” odur işte.

 

Kötü kimseler ile etmeyin arkadaşlık.

Zîrâ size, onlardan, bulaşır her fenâlık.

 

Hak söze kulak verip, sevin rehberinizi.

Çünkü o, seâdete erdirir elbet sizi.

 

"İslâm"dan, zerre kadar ayrılmışsa bir insan,

Havada uçsa bile, kaçın onun yanından.

 

Hârikulâde işler yaparsa da o kişi,

Kerâmet denmez ona, “İstidrâc”tır o işi.

 

Dînin bir edebine etmiyorsa riâyet,

Denizde yürümesi, değildir bir kerâmet.

 

Yolumuzun esâsı, “İslâmı öğrenmek”tir.

Ve her işi, islâma muvâfık işlemektir.

 

Tasavvufa girmekten gâye de, budur zâten,

Başka şeye kavuşmak, hiç değildir katiyyen.

 

Bu nasîhatlerimi eyleyin mülâhaza.

Ve hattâ “Küpe” edip, takın kulağınıza.)

 

Bu icâzetnâmeyi alıp bu mübârek zât,

Edirne’nin halkını, yıllarca etti irşâd.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan