ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

19 - AZÎZ MAHMÛD HÜDÂYÎ (Rahmetullahi Aleyh)

GİZLİ KONULAN KESE

 

Bir gün zengin birisi, “Hazreti Hüdâyî”ye,

Geldi, büyüklüğünü görüp öğrensin diye.

 

Mübârek sohbetini dinleyince bir sâat,

Düşündü ki: “Gerçekten, bu, Allah dostu bir zât.”

 

Altın” dolu bir kese getirmişti gelirken.

Onu, koydu bir yere hiç belli ettirmeden.

 

Biraz daha oturup, sonra, ayrılmak için,

Hazreti Hüdâyî’den istediğinde izin,

 

Buyurdu ki: (Evlâdım bıraktığın paralar,

Hem dünyâ, hem âhiret seâdetine yarar.

 

Kabûl etmek sünnettir verilen hediyeyi.

Biz de kabûl eyledik bıraktığın keseyi.)

 

O bunları duyunca, duygulandı çok fazla.

Hazreti Hüdâyî’ye tâbi oldu ihlâsla.

 

Bir gün de, “Sultân Ahmet”, bâzı sevdikleriyle,

Gitti bir koruluğa gezinmek gâyesiyle.

 

Bir yerde oturarak istirâhat ederken,

Hizmetçiler, bir koyun kestiler ona hemen.

 

Kızartıp, pâdişâha eylediler onu arz.

O, elini uzatıp, kopardı etten biraz.

 

Tam yiyecek idi ki elindeki lokmayı,

Birden beliriverdi “Azîz Mahmûd Hüdâyî”.

 

Ve ona buyurdu ki: (Pâdişâhım, dikkat et!

Sakın onu yeme ki, zehirli zîrâ o et.)

 

Bu îkâz üzerine, yemedi onu sultân.

Hüdâyî” de, bir anda gâib oldu ortadan.

 

O etten biraz kesip, bir köpeğe verdiler.

Hayvanın, onu yiyip öldüğünü gördüler.

 

Zamanın pâdişâhı, bir gün vezîrlerinden,

Birini azl ederek, mührü aldı elinden.

 

Yerine, başkasını vezîr tâyin ederek,

Mührü” ona gönderdi, bir kimseye vererek.

 

Üsküdar yakasında otururdu o ise.

Bu yüzden, bir kayığa gidip bindi o kimse.

 

Ve lâkin götürdüğü o mühürü, elinden,

Denize düşürünce, geriye döndü hemen.

 

Pâdişâh, o kimseyi, “Mühürü bulsun” diye,

Gönderdi Üsküdar’da “Hazreti Hüdâyî’ye.

 

O gelip arz edince sultânın dileğini,

Seccâdenin altına soktu hemen elini.

 

O "Mühür"ü çıkarıp, koydu onun avcuna.

Suları damlıyordu, çok şaşırdı o buna.

 

İşte bu mübârek zât, vefât etmeden önce,

Bütün sevdikleriyle helâllaştı güzelce.

 

Vasiyyetini yazıp, söyledi şehâdeti.

Sonra, “Allah!” diyerek, rûhunu teslîm etti.

 

Türbesi, Üsküdar’da, kendi dergâhındadır.

Ziyâret eyliyenler, çok faydalanmaktadır.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan