ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

19 - AZÎZ MAHMÛD HÜDÂYÎ (Rahmetullahi Aleyh)

CANIMIZ ÜZÜM İSTEDİ

 

Bir kış günü akşamı, "Üftâde hazretleri",

Yanına çağırmıştı cümle talebeleri.

 

O, sohbet ediyor ve onlar da dinliyordu.

Bir ara, sohbetini kesip şöyle buyurdu:

 

(Dostlarım, tâze üzüm canımız etti talep.

Aransa, bulunur mu bu gece vakti acep?)

 

Talebenin kalbinden geçti ki o arada:

"Olur mu tâze üzüm bu kış günü ve karda?"

 

Ve lâkin "Azîz Mahmûd" düşündü ki şöylece:

"Mâdem hocam istedi, bulmalıyız bu gece."

 

Ve ayağa kalkarak, arz etti ki: (Efendim!

Müsâde ederseniz, ben bulup getireyim.)

 

Üftâde hazretleri (Peki, getir!) deyince,

O, bir sepet alarak, yola düştü hemence.

 

Çekirge” mevkiinde bir bağı var idi ki,

Sür'atle yürüyerek, bağa oldu mülâkî.

 

Mevsim “Kış” olduğundan, yağmıştı her yere kar.

Baktı, karlar altında kalmış bütün asmalar.

 

Bir asma çubuğunu temizledi karlardan.

"Salkım salkım üzüm”ler göründü hemen alttan.

 

(Bu, hocam Üftâde'nin açık bir kerâmeti.)

Deyip, o üzümlerle doldurdu o sepeti.

 

Sepeti omuzlayıp, şükreyledi Allah'a.

Ve hızlı adımlarla, yürüdü o dergâha.

 

Kuş gibi uçuyordu, omuzunda o sepet.

Sanki dünyâ dolusu bulmuş idi bir servet.

 

Kar, soğuk ve karanlık gözü görmüyordu hiç.

Tutmuş dergâh yolunu, gidiyordu pür sevinç.

 

Az sonra, üzümleri ona arzedecekti.

Üstâdının gönlünü pek sevindirecekti.

 

Bir "Allah adamı"nı sevindirmek ne demek?

Dünyâları versen de, çok zordur elde etmek.

 

O, bunları düşünüp gidiyorken, bir ara,

Birden ayağı kaydı ve düştü bir çukura.

 

Lâkin çukur derindi, çıkmak istedi, ancak,

Çok uğraştı ise de, olamadı muvaffak.

 

Çâresizlik içinde çıkmak için o yerden,

Kalben yardım istedi "Hazreti Üftâde"den.

 

O an çukur başında, gördü bir “İhtiyâr”ı.

Elini uzatarak, çekti onu yukarı.

 

Çıkınca, o kimseyi göremedi bir daha.

Sepeti omuzlayıp, vâsıl oldu dergâha.

 

İçeri girdiğinde, sürüyordu o sohbet.

Talebeler ettiler ona gıbta ve hayret.

 

Üftâde hazretleri, buyurdu ki: (Evlâdım!

O çukurdan çıkmana sana kim etti yardım?)

 

(Bilmiyorum) deyince, buyurdu ki: (O yerden,

El uzatıp çıkmana, “Hızır”'dı yardım eden.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan