|
17 - MUHAMMED HÂDİMÎ
(Rahmetullahi Aleyh)
KÖTÜ HUY, GÜNÂHTIR
Kötü huy ve ahlâktan
kurtulabilmek için,
Bunların zararını
bilmeli elbet ilkin.
Yâni “Kötü ahlâk”ın
zararlı olduğunu,
Bilirse, terketmeye
çalışır insan onu.
Kötü huylu olmanın
zararını, en evvel,
Peygamber Efendimiz
bildirdi çok mükemmel.
Hadîste buyuruldu:
(Allah katında, şu an,
Yoktur büyük bir günâh,
kötü huy ve ahlâktan.)
Çünkü bilmez o huyun bir
günâh olduğunu.
Tövbe dahî etmeyip,
dâimâ yapar onu.
Yine Peygamberimiz,
hadîsi şerîfinde,
Şöyle buyurmaktadır kötü
ahlâk bahsinde:
(Pişmânlık ve tövbesi
varsa da her günâhın,
Yalnız olmaz tövbesi,
kötü huy ve ahlâkın.
İnsan, kötü huyunun
tövbesini yapmayıp,
Daha kötülerini yapar
hiç aldırmayıp.)
Yine buyuruldu ki:
(Nasıl ki sıcak bir su,
Üstüne dökülünce, eritir
ise buzu,
İyi huy ve ahlâk da,
günâhları eritir.
İyi huylu olana, verilir
büyük ecir.
Yine sirke, nasıl ki,
bozarsa balı eğer,
Kötü huy ve ahlâk da,
iyiliği yok eder.)
“İyi huy”
edinmenin yolu ise, bir
tektir.
O da, hep iyilerle
arkadaşlık etmektir.
Yâni iyi huylu ve sâlih
kimseler ile,
Arkadaş olanlar da,
benzer o kimselere.
Çünkü “Hastalık”
gibi, “Ahlâk”
dahî sârîdir.
Her insanın ahlâkı,
arkadaşı gibidir.
Bunun için arkadaş
seçerken bir müslümân,
İyi huylu olanı
seçmelidir her zaman.
Hadîste buyuruldu:
(Her kişinin dîni de,
Olur arkadaşının dîni
gibi git gide.)
Onun için kaçmalı "kötü
arkadaş"lardan.
Ve uzaklaşmalıdır kavga,
münâkaşadan.
Önce islâmiyyeti iyi
öğrenmelidir.
Hep faydalı şeylerle
iştigâl etmelidir.
Ahlâk bozan şeylerden
kaçmalıdır şiddetle.
Ve her türlü günâhı
terketmeli elbette.
Harâmların zararı,
Cehennem azâbları,
Sık sık hâtırlanırsa,
insan yapmaz bunları.
Mal ve mevkî peşinde
koşanlar çok olmuştur.
Ve lâkin murâdına
kavuşan olmamıştır.
Malını, mevkîini “Hayır”
için kullanan,
Dünyâ ve âhirette, râhat
eder her zaman.
Mal ve mevkî, insanda
"gâye" olmamalıdır.
Bunlar, hayır yapmaya
"vâsıta" olmalıdır.
Nitekim mal ve mevkî,
aynen deryâya benzer.
Ve bunda boğulmuştur
mâlesef çok kimseler.
Bu deryânın gemisi, sırf
“Allah korkusu”dur.
Bu takvâ gemisine binen
ancak kurtulur. |