ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

17 - MUHAMMED HÂDİMÎ (Rahmetullahi Aleyh)

KÖTÜ HUY, GÜNÂHTIR

 

Kötü huy ve ahlâktan kurtulabilmek için,

Bunların zararını bilmeli elbet ilkin.

 

Yâni “Kötü ahlâk”ın zararlı olduğunu,

Bilirse, terketmeye çalışır insan onu.

 

Kötü huylu olmanın zararını, en evvel,

Peygamber Efendimiz bildirdi çok mükemmel.

 

Hadîste buyuruldu: (Allah katında, şu an,

Yoktur büyük bir günâh, kötü huy ve ahlâktan.)

 

Çünkü bilmez o huyun bir günâh olduğunu.

Tövbe dahî etmeyip, dâimâ yapar onu.

 

Yine Peygamberimiz, hadîsi şerîfinde,

Şöyle buyurmaktadır kötü ahlâk bahsinde:

 

(Pişmânlık ve tövbesi varsa da her günâhın,

Yalnız olmaz tövbesi, kötü huy ve ahlâkın.

 

İnsan, kötü huyunun tövbesini yapmayıp,

Daha kötülerini yapar hiç aldırmayıp.)

 

Yine buyuruldu ki: (Nasıl ki sıcak bir su,

Üstüne dökülünce, eritir ise buzu,

 

İyi huy ve ahlâk da, günâhları eritir.

İyi huylu olana, verilir büyük ecir.

 

Yine sirke, nasıl ki, bozarsa balı eğer,

Kötü huy ve ahlâk da, iyiliği yok eder.)

 

İyi huy” edinmenin yolu ise, bir tektir.

O da, hep iyilerle arkadaşlık etmektir.

 

Yâni iyi huylu ve sâlih kimseler ile,

Arkadaş olanlar da, benzer o kimselere.

 

Çünkü “Hastalık” gibi, “Ahlâk” dahî sârîdir.

Her insanın ahlâkı, arkadaşı gibidir.

 

Bunun için arkadaş seçerken bir müslümân,

İyi huylu olanı seçmelidir her zaman.

 

Hadîste buyuruldu: (Her kişinin dîni de,

Olur arkadaşının dîni gibi git gide.)

 

Onun için kaçmalı "kötü arkadaş"lardan.

Ve uzaklaşmalıdır kavga, münâkaşadan.

 

Önce islâmiyyeti iyi öğrenmelidir.

Hep faydalı şeylerle iştigâl etmelidir.

 

Ahlâk bozan şeylerden kaçmalıdır şiddetle.

Ve her türlü günâhı terketmeli elbette.

 

Harâmların zararı, Cehennem azâbları,

Sık sık hâtırlanırsa, insan yapmaz bunları.

 

Mal ve mevkî peşinde koşanlar çok olmuştur.

Ve lâkin murâdına kavuşan olmamıştır.

 

Malını, mevkîini “Hayır” için kullanan,

Dünyâ ve âhirette, râhat eder her zaman.

 

Mal ve mevkî, insanda "gâye" olmamalıdır.

Bunlar, hayır yapmaya "vâsıta" olmalıdır.

 

Nitekim mal ve mevkî, aynen deryâya benzer.

Ve bunda boğulmuştur mâlesef çok kimseler.

 

Bu deryânın gemisi, sırf “Allah korkusu”dur.

Bu takvâ gemisine binen ancak kurtulur.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan