ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

17 - MUHAMMED HÂDİMÎ (Rahmetullahi Aleyh)

KALP ÖLÜRSE...

 

Hâdimî hazretleri, "Kötü ahlâk" babında,

Şöyle buyurmaktadır "Berîka" kitâbında:

 

Her insan, bu dünyâda ve hem de âhirette,

Hep kötü ahlâkından zarar görür elbette.

 

Harâm ve günâhlardan kaçmaya, “Takvâ” denir.

Takvâ, ibâdetlerin en fazîletlisidir.

 

Bir şeyi tezyîn etmek, süslemek için, önce,

Pislikleri gidermek lâzım gelir iyice.

 

Bunun gibi, günâhtan kaçmadıkça bir mü'min,

Göremez faydasını yaptığı ibâdetin.

 

Yâni ibâdetleri, indallah kabûl olmaz.

Borcunu ödese de, hiç sevap kazanamaz.

 

Bu günâhların dahî en çirkini, “Küfür”dür.

Yâni îmânsız olan, her kötüden kötüdür.

 

Îmânı olmıyanlar, yapsa da çok hasenât,

Göremez âhirette, bir ecir ve mükâfât.

 

Zulümle ölseler de, kâfirler şehîd olmaz.

Hattâ îmânsız ölen, hiç Cennete sokulmaz.

 

Temeli “Takvâ”dır ki bütün iyiliklerin,

Önce, takvâ sâhibi olmalıdır her mü'min.

 

Bu dünyâda, râhata ve huzûra kavuşmak,

Takvâ'ya sarılmakla müyesser olur ancak.

 

Ebediyyen Cennete girmek de âhirette,

Yine bu “Takvâ” ile mümkün olur elbette.

 

Kötü huylar, insanın rûhunu hasta eder.

Bu hastalık artarsa, o rûh ölür bu sefer.

 

Rûhun ölmesi ise, îmânı kaybetmektir.

Rûhu ölen bir kimse, “Küfre düştü” demektir.

 

Îmânı olmıyanın, "Kalbim temiz" demesi,

Boş lâf olup, aldatır kendini ve herkesi.

 

Çünkü ölmüş olan kalp, temizlikten mahrumdur.

Kalpler, ancak “Îmân”la nûrlu ve temiz olur.

 

Kalp hastalıklarının en başında, "Şirk" gelir.

Bu da, Hak teâlâya ortak koşmak demektir.

 

Yalnız Hak teâlâya mahsus olan sıfatlar,

Vardır ki, “Ulûhiyyet sıfatları”dır bunlar.

 

Meselâ ebediyyen, dâimâ, hep var olmak,

Her şeye gücü yetmek, şifâ vermek, yaratmak,

 

Bunların, bir insanda, inek veyâ güneşte,

Mevcut bulunduğuna inanmak, “Şirk”tir işte.

 

Bir şeyde bu sıfatlar var” diye inanarak,

Tâzim, hürmet etmek de, olur ona tapınmak,

 

Yâni ona, “ilâhlık” pâyesi kondurmaktır.

Bu hâl, ona ibâdet ve onu “Put” yapmaktır.

 

İşte böyle sanılan insan ve kâfirlerin,

Heykel ve büstlerinin, yâhut kabirlerinin,

 

Önünde, tâzim ile eğilip, hürmet etmek,

Yâhut tâzim edici kelimeler söylemek,

 

O şeyi “ilâh” bilip, ibâdet eylemektir.

Bunları yapan dahî, “Şirke girmiş” demektir.

 

Onlara, ulûhiyyet sıfatı kondurmadan,

Yaparsa, şirk olmayıp, günâh olur o zaman.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan