ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

16 - AHMED-İ KUDDÛSÎ (Rahmetullahi Aleyh)

BEYTULLAH'TAN GETİRDİM

 

Niğde-Bor kazâsında doğan bu mübârek zât,

"Seksen" yaşında iken, bu yerde etti vefât.

 

Uzlet etti yıllarca, Mekke ve Medîne'de.

Çok riyâzet eyledi, mescid-i Nebevî'de.

 

Peygamber-i zîşân'ın, lütuf ve hitâbına,

Mazhar olup, kavuştu yüksek iltifâtına.

 

Gelince kendisine, îkâz-ı Peygamberî,

Niğde-Bor beldesine, oradan döndü geri.

 

Lâkin o döndüğünde, Hicâz'dan tekrar “Bor'a,

Din düşmanı olanlar, azgın idi o ara.

 

Kurtulmak gâyesiyle, onların şerlerinden,

"Onüç sene” müddetle, hiç çıkmadı evinden.

 

Kendisini sevenler, evine geliyordu.

O, gelen kimselere ilim öğretiyordu.

 

İşte bu günlerdeydi, bir Cumâ günü yine,

Dostlarından birisi, geldi ziyâretine.

 

Oturup konuştular ve ettiler çok sohbet.

Az sonra, Cumâ vakti yaklaşmıştı nihâyet.

 

Lâkin hiç telâş yoktu “Kuddûsî Efendi”de.

Nihâyet biraz sonra, geldi ezân vakti de.

 

Misâfir, kalkmak için müsâde isteyince,

Buyurdu ki: (İstersen, gideriz berâberce.)

 

Fakat o, ısrâr edip, istedi yine izin.

Sonra kalktı ayağa, "Cumâya gitmek" için.

 

Ahmed-i Kuddûsî de, buyurdu ki o zaman:

(Bekleseydin, berâber gidecektik birazdan.

 

Mâdem ki sen acele ediyorsun gitmeye,

Namâzdan sonra tekrar, beklerim seni eve.)

 

Ayrılıp gitti o zât, namâz için nihâyet.

Cumâdan sonra yine, bu eve etti avdet.

 

Gördü ki sofra hazır, var çeşitli “meyvalar”.

Hem dahî ağacından yeni kopmuş “Hurma”lar.

 

Dedi: (Bu meyvaları göremezdik burada.

Bâhusus bu hurmalar, hiç yetişmez bu Bor'da.

 

Nereden aldınız ki, yeni kopmuş dalından.

Bunların esrârını, bana da edin beyân)

 

Buyurdu ki, (Evlâdım, haklısın, bu meyveler,

Bor'da bulunmaz, zîrâ, burada yetişmezler.

 

Beytullah'tan getirdim gördüğün hurmaları.

Dalından yeni kopmuş, satın aldım onları.

 

Sen dahî söz dinleyip, gelseydin benim ile,

Beytullah'ta kılardın Cumâyı böylelikle.)

 

Bu zât buyuruyor ki: (Kalp, Allah'a mahsustur.

Onun muhabbetiyle bulur râhat ve huzûr.

 

Eğer ki meylederse, Allah'tan gayrisine,

Hasta” olmuş demektir, bakmalı çâresine.

 

Allah adamları”nın sözü ve nasîhati,

Söküp atar gönülden, dünyâ'ya muhabbeti.

 

Onların bir nazarı, bulunmaz hazînedir.

Sözleriyle, kararmış gönüller temizlenir.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan