ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

15 - ABDÜLFETTÂH-I AKRÎ (Rahmetullahi Aleyh)

KIRK YIL HİZMET ETTİ

 

Hâlid-i Bağdâdî”nin şânını, o zamanlar,

Duymuştu dünyâdaki bilcümle müslümânlar.

 

Yayılınca şöhreti, her yerine dünyânın,

Bağdat'a geliyordu insanlar akın akın.

 

Hem İstanbul’dan dahî, bir çok âşık olanlar,

Ona kavuşmak için, Bağdat'a yollandılar.

 

Bu gelen insanların, bir tek gâyesi vardı.

O da, bu büyük zâtın talebesi olmaktı.

 

Zîrâ Resûlullah'tan gelen feyiz ve nûrlar,

Ondan yayılıyordu, herkese o zamanlar.

 

Görünce İstanbul'dan Bağdat'a gelenleri,

Üzüldü hâllerine “Mevlânâ” hazretleri.

 

Emir verip hemence, “Abdülfettâh Akrî”ye,

İstanbul'a gönderdi, feyzini saçsın diye.

 

Abdülfettâh Efendi, İstanbul’da o zaman,

"Nuh kuyusu" denilen, bir yeri tuttu mekân.

 

Bu mübârek velî zât, buraya vardığında,

Cümle "Hak âşıkları", buldu onu ânında.

 

Etrâftan akın akın geliyordu insanlar.

Zîrâ ondan akardı, ilâhî feyiz, nûrlar.

 

Devlet ricâlinden de, vezîr, paşa, kumandân,

Gelirdi akın akın, bu dergâha durmadan.

 

Onbinlerce müslümân, bu dergâha geldiler.

Bu “Allah adamı”ndan, istifâde ettiler.

 

Abdülfettâh Efendi, kırk yıldan daha fazla,

Bu dergâhta böylece, hizmet etti ihlâsla.

 

Mevlânâ Hâlid” ise, o gelince Bağdat'tan,

Otuzdokuz yıl önce, ayrılmıştı dünyâdan.

 

Onun ayrılığına hiç dayanamıyordu.

Hocasına kavuşmak aşkıyla yanıyordu.

 

Binsekizyüz altmışdört yılı Muharreminde,

Cümle talebesiyle helâlleşti evinde.

 

Ayın ondokuzunda, hem de bir Cumâ günü,

Kur'ânı dinler iken, teslîm etti rûhunu.

 

Âlim ve evliyâlar, ittifakla o zaman,

Şunu bildirdiler ki: (İstanbul'da bulunan,

 

Binlerce evliyâdan, eshâbın hâricinde,

"Üçü", en büyüğüdür bu velîler içinde.

 

Bu üçünden biri de “Abdülfettâh Akrî”dir.

Kabri, âşıklarının istifâde yeridir.

 

İkisi de şunlardır bu üç büyük velînin,

"Murâd-ı Münzâvî"yle, "Tokâdî Mehmed Emîn".)

 

Bu zât buyuruyor ki: (Hak teâlâ, insanda,

İki korkuyu birden, cem'etmez bir arada.

 

Yâni kim bu dünyâda, korkar ise Allah'tan,

Korkmasın âhirette, o, kurtulur azâbtan.

 

Dünyâda korkmıyan da, çok korksun âhirette.

Zîrâ o kimse için, azâb vardır elbette.)

 

Yâ Rabbî, bu üç büyük velînin hürmetine,

Şifâ ver hasta olan Muhammed ümmetine.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan