ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

14 - ŞÂİR NÂBİ (Rahmetullahi Aleyh)

SAKIN TERK-İ EDEB’TEN!

 

Osmânlı devletinde yetişen bir şâirdir.

İsmi "Yûsüf" ise de, "Nâbi" diye meşhurdur.

 

Zamanın sultânından izin alıp bir kere,

Çıktı bir kâfileyle, "Hacca gitmek" üzere.

 

Nâbi”nin bulunduğu kâfilede, o zaman,

Devlet ricâlinden de, bulunurdu çok insan.

 

Resûlullah'a olan sevgi ve aşkı ile,

O, Hicâz yollarında, uyumadı az bile.

 

Kâfile yaklaşınca, Medîne'ye nihâyet,

Zirvesine çıkmıştı, ondaki bu muhabbet.

 

Her bir adım attıkça, o “Sevgi” artıyordu.

Kalbi, Resûlullah'ın aşkıyla yanıyordu.

 

O böyle yanıyorken, “Sevgi” ve “Muhabbet”le,

Gördü ki, uyur biri, ayakları kıblede.

 

Onu bu vaziyette görünce “Yûsüf Nâbi”,

Üzüldü, kederlendi, kırıldı ince kalbi.

 

Onu uyandıracak yüksek bir sesle hemen,

O anda, şu şiiri okudu düşünmeden:

 

(Sakın terk-i edebten, kûy-ü mahbûb-u Hüdâdır bu.

Nazargâh-ı ilâhîdir, makâm-ı Mustafâ'dır bu.

 

Mürâ'atı edeb’le, gir Nâbi bu dergâha.

Mutâf-ı kudsiyândır, bûsegâh-ı enbiyâdır bu.)

 

Daha bir çok beytlerle, “Peygamber-i zîşân”ı,

Methedip, uyandırdı o gâfil uyuyanı.

 

O kişi, bu şiiri işitince “Nâbi”den,

Hatâsını anlayıp, doğruluverdi hemen.

 

Ve “Nâbi”ye sordu ki: (Ne zaman yazdın bunu?

İkimizden başkaca, bunu duyan oldu mu?)

 

Dedi: (Söylememiştim, bunu ben daha önce.

İlk defâ söylüyorum, sizi böyle görünce.)

 

Bu cevâbı duyunca, aldı râhat bir nefes.

Dedi ki: (Amân Nâbi, duymasın başka bir kes.)

 

Yaklaşmıştı kâfile o sabah Medîne'ye.

Vardılar ezân vakti, “Mescid-i Nebevî”ye.

 

Velâkin baktılar ki, “Mescid-i Nebevî”den,

Müezzinler bu "şi’r"i okurlar hepsi birden:

 

(Sakın terki edebten kûy-ü mahbûbu Hüdâ'dır bu,

Nazargâh-ı ilâhîdir, makâm-ı Mustafâ’dır bu.)

 

Nâbi ile o kişi, şaşıp hayretlerinden,

Gelip süal edince müezzinin birinden,

 

Dedi ki: (Resûlullah bütün müezzinleri,

Rüyâda îkâz edip, verdiler ki şu emri:

 

"Bu sabah, ümmetimden “Nâbi” isminde bir zât,

Ziyârete gelir ki, yakındadır şu sâat.

 

Sabah, ezândan önce, onun şu "şiiri"ni,

Okuyarak kutlayın, buraya girişini."

 

Biz de, Resûlullah'ın verdiği emre uyduk.

Bunu, Ondan öğrenip, hep birlikte okuduk.)

 

Şâir Nâbi” duyunca, bu sözü müezzinden,

Sevinç gözyaşlarıyla ıslandı yüzü birden.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan