ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

12 - ŞÂBÂN-I VELÎ (Rahmetullahi Aleyh)

MİNDERİN ALTINDA

 

Bir zamanlar birinin, bir zâta borcu vardı.

O devrin parasıyla, "Beşyüz akçe" kadardı.

 

Bunu ödemek için, çok çalıştığı hâlde,

Bir türlü biriktirip veremedi yine de.

 

Alacaklı o adam, zaman zaman gelerek,

İsterdi parasını, hem de sitem ederek.

 

(Biraz mühlet ver) diye yalvardıysa da ona,

O mühlet vermeyince, çok üzüldü o buna.

 

Ve derhâl bir “Velî”nin kabrine gidiverdi.

Onu vesîle edip, şöyle duâ eyledi:

 

(Yâ Rabbî, benim hâlim mâlumdur sana elbet.

Bu velî hürmetine, bu âcize yardım et.

 

Ödiyebilmem için beşyüz akçeyi buna,

Bu borcum miktârınca parayı gönder bana.)

 

O böyle hâlisâne duâ edip dönerken,

Hâtırına "Şâbân-ı Velî" geldi, âniden.

 

Huzûruna vardı ki, kimse yoktu evinde.

Diz çökmüş otururdu, ibâdet mahallinde.

 

O içeri girince, gösterip minderini,

Buyurdu ki: (Al bunun altındakilerini.)

 

Hâlbuki henüz ona bir şey söylememişti.

Ondan başka kimse de yanına gitmemişti.

 

Çekinerek, bir miktâr para aldı ise de,

Utancından, hepsini alamadı yine de.

 

Şâbân-ı Velî ise, buyurdu ki o zaman:

(Rabbimin ihsânıdır, al hepsini oradan.)

 

(Peki) deyip o dahî, alıverdi hepsini,

O an “Şâbân-ı Velî”, kaldırdı ellerini.

 

Onun için şöylece duâ etti Allah'a:

(Yâ Rabbî, bu kulunu darda koyma bir daha!)

 

Bu kişi, hem “Para”yı, hem “Duâ”yı aldı ve,

Sevinç ve huzûr ile, döndü ve geldi eve.

 

Oradan getirdiği parayı saydı hemen.

Gördü ki, "borcu kadar" para almış o yerden.

 

Koşarak gitti hemen o alacaklısına.

Borcunu ödiyerek, şükretti Mevlâsına.

 

Bu zât, bir sohbetinde buyurdu: (Ey insanlar!

Bilin ki, her amelden, âhirette hesap var.

 

O gün bütün günâhlar, olur hep âşikâre.

Mahcûbiyet çok olur, bulunmaz ama çâre.

 

Hâlbuki o işleri lâlettâyin bir insan,

Görecek olsa eğer, mahvolur utancından.

 

Ve hele sevdikleri, anne, baba, kardeşi,

Görecek olsa eğer, ne hâl alır o kişi.

 

Dünyâ ve âhirette mahcûb olmamak için,

İsyân etmemelidir emrine Rabbimizin.

 

Zîrâ buyuruldu ki: "Harâm, ateş gibidir".

Harâmı işliyenler, ateşte yanabilir.

 

Bu dünyâda, gülerek harâmı işliyenler,

Mahşerde, ağlıyarak Cehenneme girerler.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan