ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

04 - HACI BAYRÂM-I VELÎ (Rahmetullahi Aleyh)

SAHTE TALEBELER

 

Hacı Bayrâm-ı Velî”, pâdişâhtan bir fermân,

Alarak, Ankara'ya aynı gün oldu revân.

 

Fermân”, sırf ilim ile meşgûl olsunlar diye,

Sultânın ihsânıydı, Hacı Bayrâm Velî'ye.

 

Lâkin bâzı kimseler, bunu fırsat bilerek,

Talebe oluyordu, hep bu zâta giderek.

 

Ve öyle çoğaldı ki bu "Sahte talebe"ler,

Bozuldu memlekette, iktisâdî dengeler.

 

Ricâ etti pâdişâh, Hacı Bayrâm velîye:

(Bana, talebelerin listesini ver!) diye.

 

Ankara'nın "Kanlı göl" mevkiinde, o dahî,

Çadır kurulmasını emretti bizâtihî.

 

Ve nidâ eyledi ki: (Bana tâbi olanlar,

Kim varsa, falan yere acele toplanalar!)

 

Duyanlar, akın akın toplandı o bölgeye.

Şöyle ki, iyne atsan, düşmezdi sanki yere.

 

Yine nidâ etti ki: (Ey benim dervişlerim!

Ben, talebelerimi, kurbân etmek isterim.

 

Canını, benim için verecek varsa biri,

Gelsin ve giriversin şu çadırdan içeri.)

 

Hacı Bayrâm Velî’nin bu teklîfine rağmen,

Olmadı tek bir kişi, çadıra gelip giren.

 

Hacı Bayrâm-ı Velî, elinde keskin bıçak,

Beklerdi ki, “Acabâ, kimdir kurbân olacak?”

 

Derken yürüyüverdi, "İki kişi" o sıra.

Kalabalıktan çıkıp, girdiler o çadıra.

 

Hacı Bayrâm-ı Velî, o çadıra, önceden,

Bir “Koyun” getirmişti hiç kimseler görmeden.

 

Vaktâ ki “İki kişi” girince o çadıra.

Girerek, o koyunu kurbân etti o ara.

 

Çadırdan dışarıya aktığında o kanlar,

Kaçıştılar etrâfa, bunu gören insanlar.

 

Hacı Bayrâm”, çadırdan çıkıp baktı o anda.

Gördü ki, hiç kimseler kalmamış o meydanda.

 

Buyurdu: (İki tâne talebem varmış benim.

Bunlardan başkaları değil talebelerim.

 

Talebem bilmiyorum bunlardan gayrisini.

Onlar, askerlik yapıp, versinler vergisini.)

 

O, bir gün buyurdu ki: (Biz hepimiz, dünyâda,

Varız âhiret için, çetin bir imtihânda.

 

Dünyâ imtihânı”nı kaybetse de bir kişi,

Pek fazla mühim değil onun bu kaybedişi.

 

Bu dünyâ, üç beş günlük hayât olup, kısadır.

Âhiret” sonsuz olup, dünyâda kazanılır.

 

Bir baba, evlâdına öğretmezse dînini,

Ve eğer vermez ise dînî terbiyesini,

 

En "merhametsiz baba", o kimsedir ki işte,

Güzelim evlâdını yakmaktadır ateşte.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan