ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

03 - HAYYÂT-I VEHBÎ (Rahmetullahi Aleyh)

ONU İMTİHÂN ETTİLER

 

Gördü ki, Erzincan'da ne kadar hoca, hâfız,

Kim varsa din adamı, müezzin, imâm, vâiz,

 

Toplanmışlar bir yere, bu zevâtın cümlesi.

Teşekkül ettirmişler, bir imtihân meclisi.

 

İçeri girer girmez, suâl etti müftîye:

(Beni, ne maksat ile dâvet ettiniz?) diye

 

Dedi: (Seni, buraya çağırdık imtihâna.

Bâzı dînî suâller soracağız biz sana.)

 

Sordu Terzi Baba'ya, fıkıh’tan bir kaç suâl.

Lâkin o, doyurucu cevaplar verdi derhâl.

 

Gâyeleri, zor sorup susturmaktı kendini.

O ise cevap verip, mahcûb etti hepsini.

 

Son olarak sordu ki: (Peki ey Terzi Baba!

Sıfât-ı Sübûtiyye, kaç tânedir acabâ?)

 

Buyurdu ki: (Sekizdir sıfât-ı sübûtiyye.

Ve lâkin size göre, bu, inmiştir “Yedi”ye.

 

Hayât, ilim, irâde, kelâm, tekvîn, sem', basar.

Sıfât-ı sübûtiyye, size göre bu kadar.)

 

Şaşırdı müftî birden, dedi: (Ey Terzi Baba!

Ne demek istiyorsun bu sözünle acabâ?)

 

Buyurdu ki: (Ey müftî, açıktır sözüm gâyet.

Sıfât-ı sübûtiyye, "Sekiz”dir hepsi elbet.

 

Velâkin Erzincan'da, bu, inmiştir "Yedi”ye.

Zîrâ yok size göre "Kudret-i ilâhiyye".

 

Mâlesef Erzincan'da yaşayan bu ahâlî,

Sanki inkâr ederler, "Kudret-i ilâhî"yi.

 

Allah'ın kudretine inansalardı zîrâ,

Hiç kıymet vermezlerdi bu dedikodulara.

 

Derlerdi ki: "Bir terzi, ümmî de olsa eğer,

Onu âlim yapmaya, Allah'ın gücü yeter.

 

Yâni her an, her şeye kâdirdir Hak teâlâ.

Bir ümmî'yi, bir anda yapabilir evliyâ."

 

Böylece bilseydiniz eğer Hak teâlâyı,

İmtihân etmezdiniz şimdi, Terzi Baba'yı.)

 

Mahcûb oldu bu sefer, müftî ile o heyet,

Dediler ki: (Siz büyük bir velîsiniz elbet.)

 

Ellerine kapanıp, çok özür dilediler.

(Bilmeden sizi üzdük, bizi affet!) dediler.

 

Binsekizyüz kırkyedi yılında bu velî zât,

Yine bu memlekette, eyledi Hakk’a vuslat.

 

Hayâttayken “Feyiz, nûr” saçıyorken kalbinden,

Şimdi aynı feyzleri, saçmaktadır kabrinden.

 

Erzincan halkı, onun, kıymetini bilirler.

Onu, her vesîleyle ziyârete giderler.

 

Zîrâ o, o beldenin feyiz, bereketidir.

Onun vesîlesiyle çok murâda erilir.

 

Erzincan, onun ile olmaktadır Erzincan.

Zîrâ onunla gelir bu beldeye rûh ve can.

 

Yâ Rab, “Terzi Baba”nın hatır ve hürmetine,

Rahmet eyle bizlere ve hemşehrilerine.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan