|
03 - HAYYÂT-I VEHBÎ
(Rahmetullahi Aleyh)
TERZİ BABA
“Erzincan”da
yetişen, bir büyük
evliyâdır.
Ledünnî ilimlerde, o,
geniş bir deryâdır.
“Dünyâ”ya, zerre kadar
hiç etmezdi muhabbet.
Bilâkis “Âhiret”e
ederdi fazla rağbet.
Anne ve babasının isteği
üzerine,
Küçükken başlamıştı, “Terzilik”
mesleğine.
Her iyne batırışta,
zikrederdi Rabbini.
Zîrâ "Allah sevgisi",
doldurmuştu kalbini.
İyneyi
çekerken de, “Allah”
derdi o yine.
Zîrâ O’ndan gayrisi, hiç
gelmezdi kalbine.
Halîm ve selîm olup,
mütevâzı idi pek.
Hâlini, insanlardan
gizler idi mübârek.
Fakîrleri çok sever,
bunu belli ederdi.
(Onlarla oturmaktan
hoşlanıyorum) derdi.
Bir fakîr seyyâh geldi
Erzincan'a bir zaman.
Üstündeki paltosu,
görünmezdi yamadan.
Eski ve yırtık olup,
sökülmüştü her yeri.
Onu diktirmek için,
gezdi çok terzileri.
Ve lâkin hiç birisi,
dikmedi paltosunu.
Hattâ eline bile almadı
kimse onu.
O zavallı fakîre, hiç
kıymet vermiyerek,
Savdılar başlarından,
hem de alay ederek.
Dediler ki:
(Şurada, git bul Terzi
Baba'yı.
O diker üstündeki bu
pejmürde abâyı.
Bizim, böyle işleri,
vaktimiz yok yapmaya.
Götür, bunu o yapsın,
gelme artık buraya.)
Zavallı fakîr yolcu,
buldu “Terzi Baba”yı.
Dedi:
(Diker misiniz, şu çok
eski abâyı?)
“Terzi Baba”,
dükkânda ona yer
göstererek,
Oturttu önce onu,
iltifâtlar ederek.
Sonra da buyurdu ki:
(Bırak onu sen bana.
İnşallah tâmirini
bitiririm yârına.)
O gün onu yıkayıp,
temizledi en evvel.
Sonra, söküklerini tâmir
etti mükemmel.
Ertesi gün o fakîr,
geldiğinde dükkâna,
(Paltonuz hazır)
deyip, kalktı ve verdi
ona.
Lâkin öyle bir hâle
getirmişti ki onu,
Fakîr, tanıyamadı hiç
kendi paltosunu.
Zîrâ baktı, yıkanmış,
temizlenip dikilmiş.
Yepyeni gördü onu, sanki
hiç giyilmemiş.
Çok sevinip, şükretti
Allahü teâlâya.
(Borcum ne kadar?)
diye, sordu Terzi
Baba'ya.
Buyurdu ki:
(Borcun yok, âfiyetle
giy onu.
Zîrâ ben, Allah için
diktim senin paltonu.)
Öyle memnun oldu ki,
onun bu sözlerinden,
Elinde olmıyarak, yaş
aktı gözlerinden.
Ellerini açarak, dedi
ki:
(Yâ ilâhi!
Evliyâ kullarından, eyle
sen bunu dahî.)
Onun bu duâsını,
Rabbimiz etti kabûl.
Sonradan “Terzi Baba”
oldu bir "Evliyâ"
kul. |