|
02 - SEYYİD ALÂADDÎN
(Rahmetullahi Aleyh)
EĞİLİP ELİNİ ÖPTÜ
“Seyyid Alâaddîn”den
gelen o mektup, hemen,
Okunmaya başlandı, vakit
geçirilmeden.
Hükümdâra hitâben yazmış
ki o büyük zât:
(Allah'a hamd olsun ve
Resûlüne salevât.
Ey Hâlid, büyük dedem
hazreti Resûlullah,
Bu fakîre görünüp,
buyurdu ki bu sabah:
"Evlâdım Alâaddîn! Şu
anda Semerkant'da
Bir râhibin yüzünden,
müslümânlar pek darda.
O râhip, mü'minleri
küçük düşürmektedir.
müslümânlar,
âcilen seni
beklemektedir.
Bana gelmeden önce,
Semerkant'a git hemen.
Kurtar o mü'minleri, o
râhibin şerrinden.
Öyle güzel cevaplar
veresin ki ilminle,
O da îmâna gelsin, senin
bereketinle."
İşte ey sultân Hâlid,
Peygamber Efendimiz,
Bize böyle emretti,
râhat etsin kalbiniz.
Mektûbu, biri ile size
gönderiyorum.
Ben de, yârın âcilen
oraya geliyorum.)
Âlimler o mektûbu,
merakla dinlediler.
Hepsi, hayretlerinden
hep "Tekbîr"
getirdiler.
Zîrâ o memleketle
Semerkant arasında,
Tam "Bir aylık"
yol vardı, o günün
şartlarında.
O yolcu, bu yolları “Bir
gün”de kat’etmişti.
Kendi de, yârın için
"Geliyorum" demişti.
Âlimler, fevkalâde
sevinip şükrettiler.
(Hak teâlâ her şeye
elbet kâdir)
dediler.
Ertesi gün, Sultân ve
adamları, erkenden,
İstikbâle çıktılar bu
büyük zâtı hemen.
Teşrîfini beklerken
büyük bir ümit ile,
Göründü uzaklardan, o,
bir gurup velîyle.
En önde kendi vardı, hem
de beyaz atında.
Bir gurup evliyâ da,
geliyordu ardında.
Hepsi, ister istemez
atlarından indiler.
“Seyyid Alâaddîn”i,
tâzimle beklediler.
Sultân, büyük hürmetle,
öptü onun elini.
O da öptü sevgiyle,
sultânın gözlerini.
Buyurdu ki:
(Ey Hâlid, Resûl’ün emri
ile,
Geldim ki, münâzara
edelim o râhiple.)
Hemence o râhibe bir
haber gönderdiler.
Ertesi gün câmide, bir
araya geldiler.
“Seyyid Alâaddîn”i
görünce hıristiyan,
“Şehâdet”i
getirip, oldu hemen
müslümân.
Eğilip, hürmet ile
öperek ellerini,
Dedi ki: (Kabûl ettim,
ben de "İslâm dîni"ni.
Zîrâ gece rüyâmda
gördüğüm “zât”
sizdiniz.
Bütün suâllerime, bir
bir cevap verdiniz.
Öyle tatmîn edici
verdiniz ki cevaplar,
Bir şüphe ve tereddüt
kalmadı zerre kadar.
Uyanıp, söz verdim ki
hemen kendi kendime,
Sizi görüp, gireyim ben
de "İslâm dîni"ne.) |