ŞİİRLERLE MENKIBELER

ANADOLU EVLİYÂLARI

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - SEYYİD ALÂADDÎN (Rahmetullahi Aleyh)

EĞİLİP ELİNİ ÖPTÜ

 

Seyyid Alâaddîn”den gelen o mektup, hemen,

Okunmaya başlandı, vakit geçirilmeden.

 

Hükümdâra hitâben yazmış ki o büyük zât:

(Allah'a hamd olsun ve Resûlüne salevât.

 

Ey Hâlid, büyük dedem hazreti Resûlullah,

Bu fakîre görünüp, buyurdu ki bu sabah:

 

"Evlâdım Alâaddîn! Şu anda Semerkant'da

Bir râhibin yüzünden, müslümânlar pek darda.

 

O râhip, mü'minleri küçük düşürmektedir.

müslümânlar, âcilen seni beklemektedir.

 

Bana gelmeden önce, Semerkant'a git hemen.

Kurtar o mü'minleri, o râhibin şerrinden.

 

Öyle güzel cevaplar veresin ki ilminle,

O da îmâna gelsin, senin bereketinle."

 

İşte ey sultân Hâlid, Peygamber Efendimiz,

Bize böyle emretti, râhat etsin kalbiniz.

 

Mektûbu, biri ile size gönderiyorum.

Ben de, yârın âcilen oraya geliyorum.)

 

Âlimler o mektûbu, merakla dinlediler.

Hepsi, hayretlerinden hep "Tekbîr" getirdiler.

 

Zîrâ o memleketle Semerkant arasında,

Tam "Bir aylık" yol vardı, o günün şartlarında.

 

O yolcu, bu yolları “Bir gün”de kat’etmişti.

Kendi de, yârın için "Geliyorum" demişti.

 

Âlimler, fevkalâde sevinip şükrettiler.

(Hak teâlâ her şeye elbet kâdir) dediler.

 

Ertesi gün, Sultân ve adamları, erkenden,

İstikbâle çıktılar bu büyük zâtı hemen.

 

Teşrîfini beklerken büyük bir ümit ile,

Göründü uzaklardan, o, bir gurup velîyle.

 

En önde kendi vardı, hem de beyaz atında.

Bir gurup evliyâ da, geliyordu ardında.

 

Hepsi, ister istemez atlarından indiler.

Seyyid Alâaddîn”i, tâzimle beklediler.

 

Sultân, büyük hürmetle, öptü onun elini.

O da öptü sevgiyle, sultânın gözlerini.

 

Buyurdu ki: (Ey Hâlid, Resûl’ün emri ile,

Geldim ki, münâzara edelim o râhiple.)

 

Hemence o râhibe bir haber gönderdiler.

Ertesi gün câmide, bir araya geldiler.

 

“Seyyid Alâaddîn”i görünce hıristiyan,

Şehâdet”i getirip, oldu hemen müslümân.

 

Eğilip, hürmet ile öperek ellerini,

Dedi ki: (Kabûl ettim, ben de "İslâm dîni"ni.

 

Zîrâ gece rüyâmda gördüğüm “zât” sizdiniz.

Bütün suâllerime, bir bir cevap verdiniz.

 

Öyle tatmîn edici verdiniz ki cevaplar,

Bir şüphe ve tereddüt kalmadı zerre kadar.

 

Uyanıp, söz verdim ki hemen kendi kendime,

Sizi görüp, gireyim ben de "İslâm dîni"ne.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan