|
01 - SADREDDÎN-İ KONVEVÎ
(Rahmetullahi Aleyh)
HAYDİ, VAKİT DARALDI
Geldi “Şems-i Tebrîzî”,
Konya vilâyetine.
“Mevlânâ” onu
görüp, âşık oldu
kendine.
İkisi, bir odaya
kapanarak büsbütün,
Sohbet ederlerdi hep,
devâmlı gece ve gün.
Diğer talebeleri ve sâir
sevenleri,
Ve şehrin ilim ehli bir
kısım âlimleri,
"Mevlânâ hazretleri bizi
bıraktı" diye,
Konyayı
terk ederek, gittiler
Denizli'ye.
“Sultân Alâaddin” de,
işitince bu hâli,
Onların gitmesine,
içerledi bir hayli.
“Sadreddîn Konevî”nin,
büyük zât olduğunu,
Bildiğinden, yanına
çağırdı hemen onu.
Dedi: (Bu gün Cumâdır,
ama bâzı âlimler,
Konya'yı terk ederek,
Denizli'ye gittiler.
Onların olmaması, bu
Cumâ namâzında,
Şânımıza noksânlık
getirir esâsında.
Şahsen çok içerledim
böyle gitmelerine.
Bir çâre arıyorum, geri
gelmelerine.
Senden ricâm şudur ki,
Denizli'ye gidesin.
Onları toparlayıp,
Konya'ya getiresin.)
“Sadreddîn-i Konevî”,
ona "Peki" diyerek,
Yöneldi Denizli'ye,
katırına binerek.
Cumâya bekliyordu,
sultân o âlimleri.
Yerine gelmeliydi
elbette ki bu emri.
Sadreddîn-i
Konevî, Allah'ın izni
ile,
“Bir an”da vâsıl
oldu, Konya'dan
Denizli'ye.
Arayıp buldu hemen, o “Din
âlimleri”ni.
Teblîğ etti onlara,
sultânın bu emrini.
Dedi:
(Arzu eder ki, şu anda
sultânımız,
Bu Cumâ namâzında,
Konya'da olasınız.
Sakın sultân emrine
etmeyiniz îtirâz.
Derhâl hazırlanın da
gidelim, vakit çok az.)
Dönmek istemediler ve
lâkin onlar geri.
Çeşitli bahâneler
sürdüler hep ileri.
Dediler ki: (Dönmeyi,
istesek de şimdi biz,
Cumâ vakti, Konya'ya
imkânsız yetişmemiz.
Zîrâ üç günlük yol var,
Konya'ya Denizli'den.
Hâlbuki Cumâ vakti, çok
yaklaştı şimdiden.)
Buyurdu ki:
(Siz buna "Peki" deyin
bir kere.
Hak teâlâ, elbette
kâdirdir her şeylere.)
O âlimler, bu söze
eylediler çok hayret.
"Peki olur"
dediler kendisine
nihâyet.
Bir tereddüt içinde
binip hayvanlarına,
Denizli'den, düştüler
Konya'nın yollarına.
Lâkin henüz gitmeden,
bir iki konak bile,
Gördüler ki, Konya'ya
vâsıl olmuş kâfile.
Hattâ Cumâ ezânı
okunmamıştı o an.
Pâdişâh da sevinip, çok
memnun oldu bundan.
O âlimler görünce, bu
hârikulâdeyi,
Daha iyi bildiler, “Sadreddîn
Konevî”yi. |