|
03 - MUHAMMED MÂSUM
FÂRÛKÎ
(Kuddise Sirruh)
VEFÂSIZ DÜNYÂ
Evliyâ-yı kirâmdan, çok
mübârek bir zâttır.
"Mektûbât"
kitâbında şöyle
buyurmaktadır:
(Çok yazıklar olsun ki,
geçip gitti hayâtım.
Lâkin hayırlı bir iş ve
amel yapamadım.
Bilirdim bu dünyâ'nın "Vefâsız"
olduğunu.
Ve lâkin daha iyi
anladım şimdi bunu.
Bitmedi bu dünyâ'nın
fitneleri, dertleri.
Ahbâb ve arkadaşlar,
ölüp gitti herbiri.
Bu halleri görüp de, hiç
ibret almıyoruz.
Pişmân olup, gafletten
yine uyanmıyoruz.
İstiğfâr etmiyoruz hiç
kusur ve günâha.
Günâhlar yığılıyor,
artıyor her gün daha.
Hak teâlâ Kur'ânda,
buyurur ki meâlen:
"Görmezler mi, her sene,
birkaç defâ tekrâren,
Yakalanıyorlar da
dertlere, belâlara,
Yine tövbe istiğfâr
etmiyorlar onlara."
Bu nasıl îmândır ve
nasıl müslümânlıktır?
Müslümânlık, sâdece
isimde olmak mıdır?
Ne, kitap ve sünnetten
bir ders çıkarılıyor.
Ne de, dert ve belâdan
bir ibret alınıyor.
Uzun yıllar, berâber
yaşadığı insanlar,
Şimdi, toprak altıda
çürüyüp "toz"
oldular.
Daha dün, onlar ile
birlikte yaşarlardı.
Birlikte yiyip içip,
gezip dolaşırlardı.
Şimdi, yerin altında
çekilirler hesâba.
Belki birçokları da,
dûçâr oldu azâba.
Hepsi, günâhlarına
pişmânlık duyuyorlar.
"Keşke islâm üzere
yaşasaydık"
diyorlar.
Bu fecî hallerini
düşünelim onların.
Zîrâ aynı âkıbet,
gelecek bize yarın.
Öyleyse şu geçici,
birkaç günlük hayatta,
Günâhlardan kaçınıp,
bulunalım tâatta.
"Tavşan uykusu"
ile hayat sürmek, ne
gaflet.
Geçici lezzetlere
aldanmak, ne felâket.
Allahü teâlânın
emrettiği şeyleri,
Onun râzı olduğu iş ve
ibâdetleri,
Allah rızâsı için, ihlâs
ile yapalım.
"Nefis" ile "Şeytan"a
sakın aldanmıyalım.
Kabir azaplarından,
Cehennem ateşinden,
Kurtulabilmek için
çalışalım şimdiden.
Bu vefâsız dünyâ'yı
bırakıp, böylelikle,
Şereflenmiş olalım, "Ölmeden
ölmek" ile.
Aslımız "Yokluk"
idi, düşünelim biz bunu.
Anlıyalım dünyâ'nın
vefâsız olduğunu.
Kim takıp öğünürse, "Emânet
zînet" ile,
İnsanlar alay eder
onunla "Ahmak" diye.
Zîrâ kulun elinde
bulunan "mal" ve
"para",
Hepsi emânet olup, âit
değil onlara.
Hepsi, Hak teâlâya
âittir işbu mülkün.
Hepsini yok edecek
kıyâmette büsbütün.
Öncesi ve sonrası "Yokluk"
olan şu insan.
Bu aczini anlarsa, kemâl
bulur o zaman.
Zîrâ büyüklerimiz şöyle
buyurdular ki:
"İrfân olmaz kişiye,
aczini bilmek gibi" |