|
03 - MUHAMMED MÂSUM
FÂRÛKÎ
(Kuddise Sirruh)
FEYZ ALABİLMEK İÇİN
Evliyâ-yı kirâmın en
büyüklerindendir.
Tesirli sözleriyle
kulları etti tenvîr.
Buyurdu ki: Bu yolda,
asıl maksat ve gâye,
Er geç vâsıl olmaktır, "rızâ-i
ilâhî"ye.
Kavuşturan en güçlü
vâsıta da "Sohbet"tir.
Yâni bir "Velî"
ile, yakın münâsebettir.
Huzûrunda, edeble
oturursa bir insan,
O "Velî"nin
feyzinden, olunur ona
ihsân.
Lâkin bîçâre insan,
dünyâ lezzetlerinin,
Bataklığında olup,
esîridir "nefs"inin.
Haberi bile yoktur "rûh"un
lezzetlerinden.
Kurtulması lâzımdır, o
nefsinin şerrinden.
Ve lâkin olmadıkça
bağlantı, münâsebet,
Allahtan gelen feyze,
kavuşmak zordur elbet.
Zîrâ cenâb-ı Allah,
Peygamber Efendimiz,
Vâsıtasıyla bize,
gönderir "nûr" ve
"feyiz".
Sonra, Habîbullahın
mübârek kalplerinden,
Fışkıran nûrları ve
feyzleri alabilen,
Ve aldığı nûrları,
insanların kalbine,
Saçabilen bir "Velî"
lâzımdır elbet yine.
Bir velî'den, feyz almak
istiyen bir kişinin,
Kalbine bağlanması
lâzımdır o "mürşid"in.
Yâni kendi kalbini, o "Velî"nin
kalbine,
Bağlarsa, o kavuşur onun
feyizlerine.
Kalpleri birbirine
bağlıyan o yol, tektir.
O da, o evliyâya "Muhabbet"
ve "Sevmek"tir.
Sevginin alâmeti, "Söz
dinlemek"tir esas.
İtâat etmiyorsa, onu
sevmiş olamaz.
Kendi aklını atıp, ona
tâbi olmaktır.
İbâdette, âdette, aynen
ona uymaktır.
Herhangi "Evliyâ"yı
düşünürse o şâyet,
Onunla kurmuş olur, bir
bağ ve münâsebet.
Sevgi ve muhabbeti
arttıkça, o bu defâ,
Her yerde onu görür,
baksa da ne tarafa.
Kalbinde, sırf bu gâye
ve maksat olmalıdır.
Ona kavuşturucu vâsıta
bulmalıdır.
Eğer teksîf ederse
himmetini tek yere,
Kavuşur o sâyede feyiz
bereketlere.
Çoğaldıkça kalbinin
bağlandığı kimseler,
Matlûba kavuşması, kolay
olmaz bu sefer.
Öyle tutulmalı ki, o bu
"ilâhî aşk"a,
Hiçbir şey olmamalı
kalbinde Ondan başka.
Mahlûkât sevgisinden
olur ki öyle halâs,
"Bin sene" geçse
bile, bir şey
hatırlıyamaz.
Ve hattâ senelerce
uğraşsa da o eğer,
Bir şey hatırlaması,
olmaz yine müyesser.
İyilik, ihsân eden,
herkesce çok sevilir.
Ve nîmet sâhipleri, iyi,
üstün bilinir.
İnsanlara her türlü
nîmetleri bahşeden,
Zararlardan koruyup,
mal, can ve sıhhat
veren,
"Allahü teâlâ"yı
sevmek, ne çok lâzımdır.
Hattâ bu, herkes için
insanlık îcâbıdır. |