|
03 - MUHAMMED MÂSUM
FÂRÛKÎ
(Kuddise Sirruh)
SANA, SENDEN SORACAKLAR
"Mektûbât"
kitâbında buyuruyor ki
bu zât:
Günâhlardan çok sakın,
nefsine verme fırsat.
Her hâlinde tâbi ol, tam
uy islâmiyyete.
"Ehli sünnet"e
sarıl, kapılma bir
bid’ate.
Sıkıntıda, Allahtan
ümîdini kesme hiç.
Her bir darlıktan sonra,
vardır rahat ve sevinç.
Sıkıntılı anda da,
ferahlık vaktinde de,
Her hangi değişiklik
olmasın ahvâlinde.
Yâni "Varlık" ve
"Yokluk" olsa da
sende bilfarz,
Bu, hiç değiştirmesin
hâlini hem de pek az.
Hattâ yokluk olunca,
artsın neş'en, sevincin.
Varlıkta da, bil'akis
sıkılsın biraz için.
Âlimlerden birine
soruldu bir gün bu iş.
Denildi:
(Nasıl olur bir fakir,
yâni derviş?)
Buyurdu: (Neş'elidir
fakirlik anlarında.
Ve lâkin muzdariptir,
varlıklı zamanında.
Rahatlıkta ararlar onlar
sıkıntıları,
Hâdiseler değişse,
değişmez hiç huyları.
Kendi kusurlarını
düşünür ve ağlarlar.
Gayrinin kusûrunu
görmezler ama zinhâr.
Sırf kendi kusûrunu
görür onlar büsbütün.
Herkesi, kendisinden
görürler daha üstün.)
Hattâ "Sırrî Sekatî"
adında bir evliyâ,
Buyurdu:
(Ben kimseden değilim
iyi, âlâ.)
Bunu duyan kimseler,
dediler ki: (Peki siz,
Şu fâsıklardan da mı,
hiç üstün değilsiniz?)
Buna, Sırrî Sekatî
buyurdular ki:
(Evet.
Kendimi, onlardan da
üstün görmem ben elbet.)
Her mü’mini görünce,
demelidir ki:
(Benim,
Bunun duâsındadır belki
de seâdetim.)
Kimsenin gıybetini aslâ
yapmamalıdır.
Hattâ yapan olursa,
hemen susturmalıdır.
Emr-i mâruf, nasîhat
yapmalıdır çok kere.
Mal yardımı yapmalı,
böyle mücâhidlere.
Günâh işlemekten de,
kaçmalıdır her saat.
Farzları edâ edip,
yapmalı çok hasenât.
Dediler: (Hak teâlâ, bir
kuldan râzı mıdır?
Bunu anlamak için, bir
alâmet var mıdır?)
Buyurdu ki:
(Zevk alır o kişi
ibâdetten.
Nefret edip kaçınır,
günâh ve mâsiyetten.)
Hadîste buyuruldu: (Tam
hakîkî mü’minler,
İbâdetten zevk alır,
günâhtan nefret eder.)
Fakirlik zamanında,
üzülmez bir müslümân.
Bilir ki, Hak teâlâ
servet de eder ihsân.
Dediler ki: (Efendim,
hakîkî servet nedir?)
Buyurdu:
(Âhiret'te, sonsuz rahat
etmektir.)
Müslümân, bu dünyâ'da
sıkıntı çekerse hep,
Âhiret rahatına olurlar
bunlar sebep.
Lâkin bir şart ile ki,
sabretmek îcâb eder.
Şikâyet eder ise, o
servet elden gider.
Hadîste buyuruldu: (Çocukları
çok olan,
Ve tâdil-i erkânla
namâzlarını kılan,
Kimsenin gıybetini hiç
yapmıyan mü’minler,
Kıyâmette, benimle haşr
olurlar berâber.) |