|
03 - MUHAMMED MÂSUM
FÂRÛKÎ
(Kuddise Sirruh)
DİN HIRSIZINDAN SAKININ!
Evliyâ-yı kirâmdan,
büyük âlim, velî zât.
"Mektûbât"
kitâbında eyledi çok
nasîhat.
Bir yerde buyurdu ki:
(Îtikad ve ameli,
Bozuk kimseler ile, aslâ
görüşmemeli.
Bid’at sâhibiyle de,
olma ki hem arkadaş,
Seni de, felâkete
sürükler yavaş yavaş.
Kendisini “Şeyh”
diye tanıtırsa bir
kimse,
Lâkin hareketleri, dîne
uygun değilse,
Hiç ona yakın olma,
yakınsan ayrıl hemen.
Hattâ kaç o kimsenin
bulunduğu beldeden.
Zîrâ o, çok sinsi bir "Hırsız"dır,
ondan çekin.
Dînini, îmânını çalar o
zîrâ senin.
O kişi gösterse de
hârika ve kerâmet,
Şeytanın tuzağına
düşürür seni elbet.
Böyle sahtekârlarla olma
sakın arkadaş.
"Arslandan kaçar"
gibi, yanlarından
uzaklaş.)
Cüneyd-i Bağdâdî de
buyurur ki şöylece:
(Tasavvufçu geçinen
insanlar vardır nice.
Bunlar içerisinde,
yalnız Resûl'e uyan,
Doğru olup, gerisi
söylerler hîle, yalan.
Kim ki, islâmiyyete
uymuyorsa ihlâsla,
Onu, "Allah adamı"
zannetmeyin siz aslâ.
"Zâhid" gibi
görünüp, “Âlim”
de olsa nâmı,
İslâma uymadıkça olmaz
"Allah adamı".
Dîne uymıyanların her
sözleri "Zehir"dir.
Bu gibi kimseleri, hemen
terketmelidir.
"Tasavvuf"un
yegâne maksadı şu ki
hattâ,
Bir kolaylık duymaktır
emirlere uymakta.
Doğruyla yalancıyı
ayıran bir fark vardır.
O da, Resûlullaha her
hâliyle uymaktır.
Ona uygun olmıyan her
bir hareketin de,
Hiçbir değeri yoktur,
Hak teâlâ indinde.)
"Abdullah Dehlevî" de
buyurur ki nihâyet:
(Çok açlık çekenlerde,
hâsıl olur kerâmet.
Lâkin islâmiyyete
uymadıkça tamâmen,
Bunlar, Allah adamı
olamazlar kat'iyyen.)
"Abdullah bin Mübârek"
adlı bir velî zât da,
Şöyle buyurmaktadır
birine nasîhatta:
(Bir kimse, uymaz ise
dînin edeblerine,
Mahrum kalır uymaktan "Resûl'ün
sünneti"ne.
Sünnete uymakta da
gevşekse bir müslümân,
"Farzlar"a tam
uymaktan mahrum kalır o
zaman.
Farz ve haramlarda da,
gevşeklik olursa az,
Böyle olan bir kimse,
aslâ "Velî"
olamaz.)
Ebû Saîd Ebül Hayr
hazretlerine ise,
Dediler: (Su üstünde
yürüyor falan kimse.)
Buyurdu ki:
(Bu şeyler, hiç kıymetli
değildir.
Zîrâ çöp ve saman da,
sularda yüzebilir.)
Dediler ki: (Filân zât,
uçuyor havalarda.)
Buyurdu ki:
(Uçuyor sinek ve
kargalar da.)
Dediler ki: (Efendim,
bir kimse var ki yine,
Bir anda, bir şehirden
gidiyor diğerine.)
Buyurdu ki: (Şeytan
da yapıyor bu işleri.
Bunların, Hak indinde
yoktur bir değerleri.
Mert olan, herkes gibi
yaşar insanlar ile.
Lâkin Hak teâlâyı
unutmaz bir an bile.) |