|
03 - MUHAMMED MÂSUM
FÂRÛKÎ
(Kuddise Sirruh)
DÜNYÂ VE NEFS
"Mâsum-i Fârûkî"nin
"Mektûbât" kitâbında,
Yazıyor ki: (Bu dünyâ,
bir çöplüktür aslında.
Görünüşte çok tatlı,
tâze, güzel sanılır.
Aslında hiçbir işe
yaramıyan bir maldır.
Bu “Dünyâ”,
yaldızlanmış necasettir
esâsen.
Yâhut şeker kaplanmış,
zehirdir sanki aynen.
Bir müslümân, ölürken,
kendi âilesini,
Çağırıp şöyle yapsa en
son vasiyyetini.
Dese ki:
(Bu zamanın, en akıllısı
kimse,
Bıraktığım mallar hep,
verilsin o kimseye.)
“Zâhid”e
verilmesi elbette îcâb
eder.
Çünkü zâhid, dünyâ'ya
vermez hiç kıymet,
değer.
Hiç düşkün olmaması onun
dünyâ malına,
Kuvvetli bir delîldir
aklının çokluğuna.)
Yine o buyurur ki:
(İnsanların nefsleri,
Başa geçmek sevdâsı
içindedir ekseri.
Tek arzusu, şef olmak,
âmir olmaktır onun.
İster ki, herkes ona
alçalsın, eğsin boyun.
Kendisi, başkasına
muhtaç olmak istemez.
Başkasının emrine
girmeği arzu etmez.
O, bu alçaklığında,
ileri gidip daha,
Ortak ve şerîk olmak
arzu eder Allaha.
Hattâ ortaklığa da, hiç
râzı olmıyarak,
İster ki ilâh, mâbud,
kendisi olsun ancak.
Hak teâlâ buyurdu:
(Nefsine düşmanlık et.
Çünkü senin o nefsin,
düşmandır bana elbet.)
Demek bu alçak nefsin,
para mal, rütbe mevkî,
Ve herkesi kendinden
aşağı görmek gibi,
İsteklerini yapmak, ona
yardım etmektir.
Bu ise, bir kul için en
büyük felâkettir.
Lâkin bu zikredilen
dünyâlık zînetleri,
Mal mevkî, rütbe makam,
şeflik gibi şeyleri,
"Nefis" için
değil de, iyi, hâlis
niyetle,
İsteyip elde etmek,
günâh olmaz elbette.
Yâni Hak teâlânın
emirlerini yapmak,
Herkesin de, kolayca
yapmasını sağlamak,
Mazlumların hakkını,
zâlimden almak için,
Dîne, müslümânlara çok
hizmet etmek için,
Olursa, bunlar gibi iyi,
hâlis bir niyet,
Helâl ve câiz olup, olur
hem de ibâdet.
Allahü teâlânın “Dünyâ”yı
sevmemesi,
Ona, zerre miktarı bir
kıymet vermemesi,
Nefsi, isteklerine
kavuşturduğundandır.
Ona, her arzusunda
yardım eden, “Dünyâ”dır.
Bütün Peygamberlerin
gelmesindeki sebep,
Yâni islâmiyyetin emir
yasakları hep,
Ezmek, kırmak içindir bu
azgın nefisleri.
Zîrâ dîne uydukça,
azalır istekleri.
Onun arzularını, tam yok
etmek için de,
Tam uymak lâzım gelir "İslâm"a
her işinde.
Nefis kurtulmadıkça, bu
hastalık ve dertten,
Kul, mahrum ve uzaktır
ebedî seâdetten.) |