ŞİİRLERLE MENKIBELER

BÜYÜK İMÂMLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

03 - MUHAMMED MÂSUM FÂRÛKÎ (Kuddise Sirruh)

DÜNYÂ VE NEFS

 

"Mâsum-i Fârûkî"nin "Mektûbât" kitâbında,

Yazıyor ki: (Bu dünyâ, bir çöplüktür aslında.

 

Görünüşte çok tatlı, tâze, güzel sanılır.

Aslında hiçbir işe yaramıyan bir maldır.

 

Bu “Dünyâ”, yaldızlanmış necasettir esâsen.

Yâhut şeker kaplanmış, zehirdir sanki aynen.

 

Bir müslümân, ölürken, kendi âilesini,

Çağırıp şöyle yapsa en son vasiyyetini.

 

Dese ki: (Bu zamanın, en akıllısı kimse,

Bıraktığım mallar hep, verilsin o kimseye.)

 

Zâhid”e verilmesi elbette îcâb eder.

Çünkü zâhid, dünyâ'ya vermez hiç kıymet, değer.

 

Hiç düşkün olmaması onun dünyâ malına,

Kuvvetli bir delîldir aklının çokluğuna.)

 

Yine o buyurur ki: (İnsanların nefsleri,

Başa geçmek sevdâsı içindedir ekseri.

 

Tek arzusu, şef olmak, âmir olmaktır onun.

İster ki, herkes ona alçalsın, eğsin boyun.

 

Kendisi, başkasına muhtaç olmak istemez.

Başkasının emrine girmeği arzu etmez.

 

O, bu alçaklığında, ileri gidip daha,

Ortak ve şerîk olmak arzu eder Allaha.

 

Hattâ ortaklığa da, hiç râzı olmıyarak,

İster ki ilâh, mâbud, kendisi olsun ancak.

 

Hak teâlâ buyurdu: (Nefsine düşmanlık et.

Çünkü senin o nefsin, düşmandır bana elbet.)

 

Demek bu alçak nefsin, para mal, rütbe mevkî,

Ve herkesi kendinden aşağı görmek gibi,

 

İsteklerini yapmak, ona yardım etmektir.

Bu ise, bir kul için en büyük felâkettir.

 

Lâkin bu zikredilen dünyâlık zînetleri,

Mal mevkî, rütbe makam, şeflik gibi şeyleri,

 

"Nefis" için değil de, iyi, hâlis niyetle,

İsteyip elde etmek, günâh olmaz elbette.

 

Yâni Hak teâlânın emirlerini yapmak,

Herkesin de, kolayca yapmasını sağlamak,

 

Mazlumların hakkını, zâlimden almak için,

Dîne, müslümânlara çok hizmet etmek için,

 

Olursa, bunlar gibi iyi, hâlis bir niyet,

Helâl ve câiz olup, olur hem de ibâdet.

 

Allahü teâlânın “Dünyâ”yı sevmemesi,

Ona, zerre miktarı bir kıymet vermemesi,

 

Nefsi, isteklerine kavuşturduğundandır.

Ona, her arzusunda yardım eden, “Dünyâ”dır.

 

Bütün Peygamberlerin gelmesindeki sebep,

Yâni islâmiyyetin emir yasakları hep,

 

Ezmek, kırmak içindir bu azgın nefisleri.

Zîrâ dîne uydukça, azalır istekleri.

 

Onun arzularını, tam yok etmek için de,

Tam uymak lâzım gelir "İslâm"a her işinde.

 

Nefis kurtulmadıkça, bu hastalık ve dertten,

Kul, mahrum ve uzaktır ebedî seâdetten.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan