ŞİİRLERLE MENKIBELER

BÜYÜK İMÂMLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

03 - MUHAMMED MÂSUM FÂRÛKÎ (Kuddise Sirruh)

SEÂDETLERİN BAŞI

 

Bir gence gönderdiği mektupta bu büyük zât,

Kıyâmet”ten bahsedip, eyledi çok nasîhat.

 

Buyurdu ki: (Ey yavrum, kıyâmet yakın oldu.

Bid’atlerin zulmeti, her tarafı doldurdu.

 

Bir kahraman lâzım ki, yok etsin bid’atleri.

Ve çıkarsın ortaya, kaybolan sünnetleri.

 

Onun sünnetlerinin nûrları olmaz ise,

Doğruya, hidâyete kavuşamaz hiç kimse.

 

O yüce Peygamberin izinde olmadıkça,

Felâketten kurtulmak, mümkün olmaz açıkça.

 

Ona uyulmaksızın, bu yolda ilerlenmez.

Allahın rızâsı ve sevgisi ele geçmez.

 

(Allahü teâlâyı seviyorsanız eğer,

Bana tâbi olunuz, Allah da sizi sever.)

 

Sevgili Habîbine, Hak teâlâ, burada,

Böyle söylemesini emrediyor Kur'ânda.

 

Seâdete kavuşmak istiyorsa bir kişi,

O Resûl'e uyarak, yapmalıdır her işi.

 

Görünen, görünmiyen nîmet ve seâdetler,

O yüce Peygamberi sevmekle ele geçer.

 

Bu yolda yükselmenin ölçüsü, bu “Sevgi”dir.

Bu sevgi çoğaldıkça, nîmet dahî çok gelir.

 

Sevgili Habîbini yarattı Hak teâlâ.

Mahlûkâtın hepsinden, daha yüksek ve âlâ.

 

O, insin en iyisi ve en sevimlisidir.

Her iyilik, üstünlük, onda cem edilmiştir.

 

Sahâbenin cümlesi, Ona âşık oldular.

Onun sevgisi için, ortaya baş koydular.

 

Nûr saçan cemâlini, bir defâ görmek hattâ,

Onlar için, en büyük lezzet oldu hayatta.

 

Onu, her şeylerinden daha fazla sevdiler.

Hattâ Onun uğruna, can fedâ eylediler.

 

Onu sevenleri de, çok sevdiler gönülden.

Birbirlerini dahî, çok sevdiler bu yüzden.

 

Onun üstünlüğünü idrâk edemiyenler,

Onun güzelliğini o gün göremiyenler,

 

Sevmek seâdetine kavuşamıyanlarla,

Aslâ uyuşamayıp, savaştılar onlarla.

 

Bu hâlis sevgi ile, o yüksek sahâbîler,

Rabbin sevgisine ve rızâsına erdiler.

 

Yükselip, insanların en üstün, en iyisi,

Ve en şereflileri oldular her birisi.

 

Çünkü dostları sevmek, düşmanları sevmemek,

Tâatların başıdır, yok bunda şüphe ve şek.

 

Rabbimi seviyorum” diyor ise bir kimse,

Eshâbı kirâm gibi olmalı öyle ise.

 

Hem seven, sevdiğinin sevdiğini de sever.

Onun düşmanlarına, o da düşmanlık eder.

 

Bu sevgi ve düşmanlık, hiç elinde değildir.

Hattâ o, bu hususta sanki "Deli" gibidir.

 

Nitekim, (Bir kimseye deli denmezse eğer,

Îmânı kâmil olmaz) buyurmuştur büyükler.

 

Her kimde bu “Delilik” eğer mevcut değilse, 

Bu hakîkî sevgiden mahrum olur o kimse.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan