ŞİİRLERLE MENKIBELER

BÜYÜK İMÂMLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

03 - MUHAMMED MÂSUM FÂRÛKÎ (Kuddise Sirruh)

YETİŞ EY HOCAM!

 

İcâzetini verip talebeden birine,

Gönderdi "Hizmet" için kendi memleketine.

 

Hâce Muhammed Sıddîk” adlı bu talebesi,

Gidip "Allah yolu"na dâvet etti herkesi.

 

Lâkin özlediğinden pek fazla üstâdını,

Ziyâret maksadıyla yaptı hazırlığını.

 

Sonra, ata binerek, yola çıkıp giderken,

At ürküp, kendisini düşürdü üzerinden.

 

Ve hem de, bir ayağı takıldı üzengiye.

Başladı hayvan onu yerde sürüklemeye.

 

Etrâf da “Issız” olup, kimsecikler yoktu pek.

Nerdeyse ölecekti yerde sürüklenerek.

 

Çâresizlik içinde, kapadı gözlerini.

İstedi üstâdının yardım ve himmetini:

 

“Allahın izni ile ey hocam, yetiş hemen!

Çok zor bir durumdayım, kurtar beni bu halden.”

 

Kalbinden geçirince hemen bu murâdını,

O, bir anda yetişti ve durdurdu atını.

 

Takılan ayağını, atın üzengisinden,

Çıkarıp, halâs oldu ölüm tehlikesinden.

 

Ayağa kalktığında, düşündü ki o ilkin:

“Teşekkür eyliyeyim hocama bu iş için.”

 

Ve lâkin göremedi onu kendi yanında.

Zîrâ o, göz önünden kaybolmuştu ânında.

 

Aynı zât anlatır ki: Hocamın derslerine,

Muntazaman gittiğim günlerde bir gün yine,

 

Âile efrâdımı “Ziyâret etmek” için,

Memlekete gitmeye, hocamdan aldım izin.

 

Hazırlığımı yapıp, yola çıktım nihâyet.

Sonra, bir “Su yanında” mola verdim bir müddet.

 

Bir insanın boyundan derindi hem de o su.

Gömleğimi çıkarıp, yıkamak ettim arzu.

 

Ve lâkin birden bire ayaklarım kayarak,

Düştüm suyun içine, yüzü koyun olarak.

 

Suda yüzmesini de mâlesef bilmiyordum.

Beni, bu vaziyetten kim kurtarır?” diyordum.

 

Böyle çok zor durumda kalınca, en nihâyet,

Yine ben, üstâdımdan istedim yardım, medet:

 

(Allahın izni ile, çabuk yetiş ey hocam!

Yoksa, bu su içinde az sonra boğulacam.)

 

Ben böyle düşünürken, üstâdım geldi birden.

Beni sudan çıkarıp, kayboldu göz önünden.

 

Yolculuk yapıyordum bir gün yine sahrâda,

"Susuzluk" tesiriyle otururdum orada.

 

Yürüyecek tâkatim kalmadı en nihâyet.

Hattâ yoktu etrâfta, "Su"dan eser, işâret.

 

Ne yapacağım?” diye düşünürken böyle ben,

Baktım, yine üstâdım teşrîf etti âniden.

 

Beni tutup, bir suyun başına götürerek,

Bekledi baş ucumda, kendime gelene dek.

 

O sudan, kana kana içip döndüm ben geri.

Baktım, yine üstâdım terk eylemiş bu yeri.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan