ŞİİRLERLE MENKIBELER

BÜYÜK İMÂMLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

03 - MUHAMMED MÂSUM FÂRÛKÎ (Kuddise Sirruh)

TASAVVUF NEDİR?

 

"Tasavvuf nedir?" diye, sordu ona genç bir zât.

O da, bir mektup yazıp, şöyle verdi îzâhat:

 

(Oğlum, tasavvuf demek, “Dîne uymak” demektir.

Emir ve yasaklara tam riâyet etmektir.

 

Tek bir "Edeb"e bile uymaz ise birisi,

Onun, tasavvuf ile hiç olmaz bir ilgisi.

 

Bâhusus dinde "Rehber" tanınan biri, yine,

Tam tâbi olmaz ise dînin emirlerine,

 

Böyle olan kimsede, görülse de hârika,

Yine de siz onlardan, uzak durun mutlaka.

 

Arslandan kaçar” gibi, onlardan kaçın hattâ.

Zîrâ onlar, “Şeytanın askeridir” âdetâ.

 

Büyüklerden birine, dediler ki: (Efendim!

Falan yerde biri var, büyük velî ve âlim.)

 

Buyurdu: (Hakîkî bir velî ise, o halde,

Biz de gidip, o zâttan edelim istifâde.)

 

O zâtı görmek için, hemen yola çıktılar.

Ve onun bulunduğu şehire ulaştılar.

 

Karşıdan da bir kişi gelirdi tam o saat.

Dediler: (Şu gelendir, bizim dediğimiz zât.)

 

Bakarken, o sırada o, tükürdü önüne.

Lâkin bu, vâki oldu tam da “Kıble yönü”ne.

 

O, bunu görür görmez, dedi ki: (Kardeşlerim!

O evliyâ olamaz, derhal geri dönelim.)

 

“Görüşmek lüzûmunu” bile hissetmiyerek,

Oradan döndü geri, şunları söyliyerek:

 

(Dînin bir edebini gözetmezse bir insan,

Ondan, fayda yerine, gelir zarar ve ziyân.

 

Hakîkî bir “Tasavvuf ehli” ise bir kişi,

Yapmaz islâmiyyete uymıyan tek bir işi.)

 

Bir gün de, Ebû Saîd Ebül Hayr’a geldiler.

(Su üstünde yürüyor filân kişi) dediler.

 

Buyurdu: (Kurbağa da yüzüyor suda fakat.

Üstünlüğe işâret değildir bu icrâat.)

 

Ve yine dediler ki huzûruna gelerek:

(Filân zât da havada uçuyor, çok mübârek.)

 

Buyurdu ki: (Karga ve sinek de uçmaktadır.

Bunun, mübâreklikle ne alâkası vardır?)

 

Yine başka bir gün de, dediler ki: (Falan da,

Gidiyor bir şehirden, diğerine bir anda.)

 

Buyurdu: ("Şeytan" dahî bunu yapabiliyor.

O da, bir saniyede, şarktan garba gidiyor.

 

Bunlar, bir insan için bildirmez hiçbir kıymet.

Zîrâ değer vermiyor bunlara islâmiyyet.

 

Allahü teâlâdan korkarak herbir işte,

İslâma uyulursa, “Üstünlük” budur işte.

 

Kim günâh işlemezse, Allahtan çok korkarak,

Hak teâlâ indinde “Kıymetli” odur ancak.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan