|
02 - İMÂM-I RABBÂNÎ
(Kuddise Sirruh)
EY
MAĞRUR ZENGİN!
Bir hadîsi şerîfte,
Peygamber Efendimiz,
Buyurdu: (Malınızın
zekâtını veriniz.)
Eğer "Zekât"
vermeyi, vazîfe
bilmiyorsa,
Yâni farz olduğuna eğer
inanmıyorsa,
Zekât vermediğine,
sıkılmazsa hiç canı,
Mâzallah kâfir olup,
heder olur "îmân"ı.
İnsanın, senelerce
vermediği zekâtlar,
Birikip, en sonunda
bütün malını kaplar.
O malda, mü’minlerin
hakları olduğunu,
Hiç de düşünmiyerek,
kendinin sanır onu.
“Zekât vermek”,
Kur'ânın otuz iki
yerinde,
Emir buyurulmuştur
“Namâz” ile birlikte.
Hak teâlâ, Kur'ânda,
buyurdu ki âşikâr:
(Zekâtı verilmiyen o
mallar, o paralar,
Cehennem ateşinde iyice
kızdırılır.
Sâhibinin alnına,
böğrüne bastırılır.)
Öyleyse bu gafleti at ki
ey mağrur zengin!
Övündüğün o mallar,
aslında değil senin.
Zîrâ başkasınındı bu
mallar senden önce.
Yine başkalarının olacak
sen ölünce.
Zekâtını ayırıp
vermediğin o malın,
Hakîkatte “Ateş”tir,
anlarsın bunu yarın.
Uşrunu vermediğin o
buğday, bir “Zehir”dir.
O mal da, bu buğday da,
zâten senin değildir.
Allahü teâlâdır her
şeyin tek sâhibi.
Sen onu kullanırsın,
sanki bir “Vekîl”
gibi.
Şöyle buyuruldu ki
meâlen bir âyette:
(Zekâtını verenler,
kurtulacak elbette.)
Hadîste buyuruldu: (Verip
zekâtınızı,
Böylelikle zarardan
koruyun malınızı.)
Hak teâlâ üç şeyi, üç
şeyle bildirdi ki,
Birisi yapılmazsa, kabûl
olmaz öteki
Sevgili Peygambere itâat
olunmazsa,
Allahü teâlâya itâat
olmaz aslâ.
Eğer şükretmiyorsa insan
ebeveynine,
Allahü teâlâya şükretmiş
olmaz yine.
Ve her kim vermez ise,
malının zekâtını,
Allah, hiç kabûl etmez
onun bir namâzını.
Ey gaflet şarâbının
serhoşu gâfil insan!
Bu dünyâ'nın peşinde,
ömrünü ettin ziyân.
Daha ne güne kadar
koşacaksın böyle hep?
“Ölüm”, hiç
hatırına gelmez mi senin
acep?
"Haram"dan mal yığmakla
geçirdin bir ömrünü.
Hiç düşünmüyor musun
peki sen “Ölüm”ünü?
Elbette herkes gibi
ölürsün sen de yarın.
"Kabir suâlleri"ne
ne cevap hazırladın?
İyi, kötü her ne iş
işledinse ömründe,
Hepsinin hesâbı var,
yarın “Mîzân”
önünde.
Bunların hiç birine, yok
verecek cevâbın.
Hem bunlar uzak değil,
olacak bugün yarın.
Eğer atılır isen
Cehennemin içine,
Bir an dayanamazsın en
hafif ateşine. |