|
02 - İMÂM-I RABBÂNÎ
(Kuddise Sirruh)
ÎTİKAD BİLGİLERİ -1-
"İmâm-ı Rabbânî"nin,
yine bir mektûbunda,
Şöyle buyuruluyor
“Îtikad” mevzûunda:
(Îtikad bilgileri,
herkese zarûrîdir.
Öğrenmek, her insanın “Aslî
vazîfesi”dir.
Her kim, çocuklarına,
îmân bilgilerini,
Vermezse, yapmamıştır
insanlık görevini.
Îtikad edilmesi çok
lâzım olanları,
Âlimler, şu şekilde
bildirdi ayrı ayrı:
Hak teâlâ, elbette,
kendi zâtıyla vardır.
Yâni kendi kendine
varlıkta durmaktadır.
Nasıl şimdi var ise, hep
var idi önceden.
Ve hep var olacaktır,
devamlı, ebediyyen.
Varlığının önünde,
sonunda yokluk olmaz.
Çünkü Onun varlığı
lâzımdır, O'nsuz olmaz.
O, “Vâcib-ül vücûd”dur,
varlığı lâzımdır hep.
Ve herkes, Onun ile
varlıkta duruyor hep.
O, birdir, şerîki ve
benzeri yok elbette.
Ve Onun, hiç ortağı
yoktur ülûhiyyette.
İbâdet olunmaya hakkı
olmakta da bir,
Yoktur aslâ ortağı,
yoktur Ona bir nazîr.
Ortağı olmak için,
müstakil, yâni kâfi,
Olmaması lâzım ki, bir
kusurdur bu dahî.
O, ülûhiyyetinde
müstakildir muhakkak.
O halde lüzumsuzdur Ona
şerîk ve ortak.
Lüzumsuz olmak ise, bir
“Kusur”dur
elbette.
Kusur ve noksanlık da
olmaz ulûhiyyette.
Şerîk olacağını düşünmek
yâni Ona,
Olamıyacağını çıkarıyor
meydana.
Onda, noksan olmıyan,
kâmil sıfatlar vardır.
Bunlar da, “Sübûtî”
ve “Hakîkî”
sıfatlardır.
Hayat, İlim, Sem',
Basar, İrâde, Kudret,
Kelâm,
Ve Tekvîn sıfatıyla,
sekiz olur hepsi tam.
Bunlar dahî “Kadîm”dir,
sonradan olma değil.
Kendinden ayrı vardır,
böyle dedi ehl-i dil.
Allah, cisim değildir,
değil hem madde ve hâl.
O, zamanlı değildir,
olmaz Ona yer, mahal.
Bir cihette değildir,
yoktur Onun bir yeri.
Yoktur misli ve zıddı,
yoktur hiçbir benzeri.
Ana, baba, zevcesi,
yoktur çocukları hem.
“Allah baba”
diyenin, îmânı gider o
dem.
Bunlar, hep mahlûklarda
bulunan nesnelerdir.
Hepsi birer noksanlık,
kusur alâmetidir.
Her şeyi bilicidir
zerreden Arş’a kadar.
Kâinâtta ne varsa, bilir
gizli, âşikâr.
Çünkü Odur yaratan ne
varsa yer ve gökte.
Zîrâ yaratmak için,
bilmek lâzım elbette.
O, önceki sonsuzdan,
sonraki sonsuza dek,
Yalnız bir "Kelâm"
ile söyleyicidir elbet.
Bütün emirleri ve
yasakları velhâsıl,
Yine hep o bir "Söz"
den çıkıyor hepsi asıl.
Tevrât, İncîl ve Zebûr
ve Kur'ân da nihâyet,
Hep o bir tek "Kelâm"a
ediyorlar işâret.
Diğer Peygamberlere inen
o sahîfeler,
Yine o, tek bir "Söz"ün
birer tafsîlidirler.
|