|
02 - İMÂM-I RABBÂNÎ
(Kuddise Sirruh)
EVLİYÂ NASIL TANINIR?
Evliyâ-yı kirâmdan olan
bu mübârek zât,
"Mektûbât"
kitâbında, eyledi çok
nasîhat:
Buyurdu: (İyi kötü,
herkese ve her zaman,
Güler yüz, tatlı dilli
olmalıdır müslümân.
Fitne çıkarmamalı,
düşman kazanmamalı.
"Hâfız-ı Şîrâzî"nin
şu sözüne uymalı:
Fârisî lisânıyla buyurdu
ki o zîrâ:
“Bâ
dostânrâ mürüvvet, bâ
düşmanân müdârâ.”
Yâni, "Hep doğru söyle,
mert konuş sevdiğinle.
Düşmanı idâre et, güler
yüz tatlı dille".
Af dileyen olursa, af
edici olmalı.
Herkese iyi huylu,
yumuşak davranmalı.
Hiç kimsenin sözüne
karşı gelmemelidir.
Münâkaşa zarardır, aslâ
etmemelidir.
Şeyh Abdullah-ı Bayâl
diyor ki bu hususta:
“Yalnız ibâdet etmek,
yoktur bu yolumuzda.
Tasavvuf, sırf ibâdet,
namâz, oruç değildir.
Bunlar, her müslümânın
kulluk vazîfesidir.
Tasavvuf, hiç kimseyi
incitmemektir asıl.
Bunu kim hâsıl etse,
maksada olur vâsıl.”
"Muhammed bin Sâlim"e
soruldu ki: “Velîler,
Nasıl başkalarından tam
ayırd edilirler?”
Buyurdu ki: (Onların,
yumuşaktır sözleri.
Huyları güzel olup, dâim
güler yüzleri.
Herkese ihsânları olur
hem fazla fazla.
Konuşurken, îtirâz
etmezler onlar aslâ.
Özür diliyenleri, kabûl
ediverirler.
Herkese merhametli ve
çok şefkatlidirler.)
Yine "Ebû Abdullah
Ahmed-i Mekkârî"ye,
Bir gün suâl ettiler:
“Fütüvvet nedir?” diye.
Buyurdu ki:
“Var ise, gücendiğin bir
insan,
O kimseye etmendir, çok
iyilik ve ihsân.
Sıkıldığın kimseye,
gösterip yine ülfet,
Güler yüzlü olmandır,
işte budur fütüvvet".
Müslümân, az konuşur, az
uyur ve az güler.
Çalışır, sevâbını yine
Rabbinden bekler.
Onun emirlerini
yapmaktan, alır çok haz.
Her ne dileği olsa,
yalnız Ona eder arz.
Zîrâ buyuruyor ki
hadîste Fahr-i cihân:
“Yalnız Hak teâlâya
güvenirse bir insan,
Onun her dilediğini,
yaratır Hak teâlâ.
Hattâ yardımcı eder,
çoklarını o kula."
"Yahyâ ibni Muâz-ı Râzî"
ki, velî bir zât.
O da, bir sohbetinde
şöyle etti nasîhat:
“Allahü teâlâyı seversen
sen ne kadar,
Allahın kulları da, seni
sever o miktar.
Sen, ne kadar korkarsan,
Allahtan yine şâyet,
İnsanlar da, o kadar
korkarlar senden elbet.
Sen, Rabbine ne kadar
kulluk edersen eğer,
Herkes de, o miktarda
sana yardım ederler.”
Kendi çıkarlarının
ardında koşma artık.
Zîrâ bu, dînimizde
değildir hiç muvâfık.
Egoist olanları,
sevmiyor Hak teâlâ.
Gayriyi düşüneni,
tutuyor daha âlâ) |