ŞİİRLERLE MENKIBELER

BÜYÜK İMÂMLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - İMÂM-I RABBÂNÎ (Kuddise Sirruh)

PEYGAMBERLER RAHMETTİR

 

Bu zât, “Mektûbât”ında buyurdu: (Peygamberler,

Bütün insanlık için, pek büyük rahmettirler.

 

Zîrâ cenâb-ı Allah, kendinin varlığını,

İlim ve kudret gibi, üstün sıfatlarını,

 

Kullarından, seçtiği bu büyük Peygamberler,

Aracılığı ile, kullara verdi haber.

 

Beğendiği şeyleri, beğenmediklerinden,

Bunlar vâsıtasıyla, ayırdı birbirinden.

 

Ne varsa kullar için zararlı, fâideli,

Onların sözleriyle, ayırıp etti belli.

 

Gönderilmese idi Peygamberler velhâsıl,

Onun var olduğunu, anlamazdı bu akıl.

 

Nitekim çok akıllı olduklarını sanan,

Yunan filozofları, aldandılar çok yaman.

 

Kısa akıllarıyla vererek yanlış karar,

"Allahın varlığı"nı, inkâra kalkıştılar.

 

Nemrûd” ve “Fir'avun” da, uyup akıllarına,

İnanmamışlar idi Allahın varlığına.

 

Hem Fir’avun, daha da ileriye gitmişti.

Halkına, “Benden başka tanrınız yok” demişti.

 

Hattâ "Mûsâ Nebî"ye demişti ki bu ahmak:

“Başka tanrı var dersen, hapsederim seni bak!”

 

İnsanları var eden, Allahü teâlâdır.

Bize gelen her türlü nîmetler, hep Ondandır.

 

Yine şu hakîkati, her insan iyi bilir.

Ki, iyilik edene, çok teşekkür edilir.

 

Bütün iyilikleri gönderen Rabbimize,

Teşekkür eylemek” de, bir borçtur hepimize.

 

Lâkin Hak teâlâya, nasıl şükür edilir?

Bunu da, bize yine Peygamberler bildirir.

 

Çünkü o büyüklerden bilinmezse bu şâyet,

Yapılan, şükür değil, olabilir hakâret.

 

İnsan, aklına göre Rabbine ne etse arz,

Çok iyi görünse de, Ona lâyık olamaz.

 

Hattâ saygısızlığı, saygı anlıyabilir.

"Şükür" diye yaptığı, "Hakâret" olabilir.

 

Hattâ velîlerdeki “İlham” dahî velhâsıl,

Yine Peygamberlere uymakla olur hâsıl.

 

Bâzı felsefeciler, mü’minlerden görerek,

Yâhut Peygamberlerden işitip öğrenerek,

 

Şiddetli riyâzet ve mücâhede yaptılar.

Lâkin "Nefisleri"ni sâdece parlattılar.

 

Bu yolla, bâzı şeyler belki anlamışlardır.

Ve lâkin sapıklıktan kurtulamamışlardır.

 

Zîrâ önce “Kalp”leri temizlemek gerekir.

Kalpler temizlenince, "Nefis" de temizlenir.

 

Çünkü nûrlar, evvelâ, girer temiz kalplere.

Kalpleri temizlemek lâzım gelir ilk kere.

 

Kalbi temizlemeden, sırf nefsi cilâlamak,

İnsana, fayda değil, zararlı olur ancak.

 

Düşmana, yağma için, gece karanlığında,

Ona ışık yakmaya benzer bu esâsında.

 

Nefsin yardım ettiği düşman ise "İblîs"tir.

Yalnız nefsi parlatmak, düşmana kuvvet verir.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan