ŞİİRLERLE MENKIBELER

BÜYÜK İMÂMLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - İMÂM-I RABBÂNÎ (Kuddise Sirruh)

TASAVVUF NİÇİNDİR?

 

Evliyâyı kirâmdan olan bu mübârek zât,

Mektûbât” kitâbında eyledi çok nasîhat.

 

Buyurdu ki: Tasavvuf yolunda ilerlemek,

Her bir müslümân için, lâzım ve mühimdir pek.

 

Bu, hiç kıymet vermemek içindir bu "dünyâ"ya.

Tam kul olmak içindir Allahü teâlâya.

 

Maksat, Allahtan gayri, her şeyi unutmaktır.

Bütün varlığı ile, Ona kulluk yapmaktır.

 

Bu yolun nihâyeti, “Kulluk makamı”dır ki,

Burada nasîb olur, tam îmân-ı hakîkî.

 

Bu makama kavuşan kimseye “Ârif” denir.

Tam hakîkî kulluğu, bu ârif yapabilir.

 

Nefisten hâsıl olan gevşeklik, onda kalmaz.

Çünkü nefs, kazanmıştır artık "îmân" ve "ihlâs".

 

Hâsılı, tasavvufa girmekten asıl maksat,

Kul olmaktan kurtulmak değildir, aman dikkat!

 

Ve yâhut kendisini, başka müslümânlardan,

Üstün yapmak için de, değildir hiçbir zaman.

 

Herkesin görmediği "Ruh" veyâ "Cin" ve "Melek",

Görmek için değildir bu yolda ilerlemek.

 

Her zaman gördüğümüz bu güzel manzaralar,

"Ay", "Güneş" ve "Yıldızlar", bu renkler, bu ziyâlar,

 

Ne gibi noksanlığı var ki bütün bunların,

Bunlar bırakılıp da, başka şeyler aransın.

 

Bunlar da, o şeyler de, hepsi bir şâheserdir.

Hepsi, Hak teâlânın yarattığı şeylerdir.

 

Allahü teâlânın cemâline kavuşmak,

Âhiret'te, Cennette ancak nasîb olacak.

 

Bu nîmete, hiç kimse kavuşamaz burada.

İttifak eylediler âlimler çünkü bunda.

 

Tasavvuf”, dînimizin cüz’üdür, parçasıdır.

Yâni islâmiyyetin tamamlayıcısıdır.

 

Zîrâ din, üç kısımdan meydana gelir esas.

Bunlar da, şu şeylerdir "İlim", "Amel" ve "İhlâs".

 

Tasavvuf, bu üçüncü kısım olan "İhlâs"ı,

Elde etmek içindir, budur işin esâsı.

 

Yâni Hak teâlâyı görmek için değildir.

Zîrâ Onu, mü’minler Cennette görebilir.

 

Bunun için şimdi siz, bütün gücünüz ile,

O Resûl'ün yoluna sarılın ihlâs ile.

 

"Emri bil mâruf" ile, "nehyi münker" yapmayı,

Unutulmuş bir emri, meydana çıkarmayı,

 

Mühim vazîfe bilip, bu yolda çalışınız.

Lâkin bunu yaparken, fitne çıkarmayınız.

 

Rüyâ ve hayâllere güvenmeyiniz sakın.

Bilâkis uyanıkken, ele geçene bakın.

 

Kul, rüyâda kendini "Pâdişâh" görse eğer,

Hakîkat olmayınca, verilir mi hiç değer?

 

Hakîkat olsa bile, büyüklük sayılır mı?

Cehennem azâbından, insanı kurtarır mı?

 

Aklı olan, gönlünü bu şeylere bağlamaz.

Rabbinin beğendiği şeyleri yapar esas.

 

Düşünür ki: "Bu dünyâ, bir imtihân yurdudur."

Âhiret'e yarıyan işlerle meşgul olur.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan