ŞİİRLERLE MENKIBELER

BÜYÜK İMÂMLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - İMÂM-I RABBÂNÎ (Kuddise Sirruh)

KULLUK NEDİR?

 

"İmâm-ı Rabbânî"nin, Mirzâ Muzaffer Hân’a,

Yazdığı mektûbunda, şöyle buyurdu ona:

 

(Hak teâlâ sizleri, size lâyık olmıyan,

Şeylerden hıfz ederek, iyilik versin her an.

 

Dünyâ sıkıntıları gelirse de dostlara,

Bu, günâhları için keffârettir onlara.

 

Yalvarıp ağlıyarak ve gözyaşı dökerek,

Kırık kalple, lâzımdır Allahtan af dilemek.

 

Duâ kabûl olduğu, bilininceye kadar,

Buna devam etmeli, gece gün, aynı karar.

 

Size duâ etse de, dost ve sevenleriniz,

Duâyı, bizâtihi yapın yine kendiniz.

 

Dostların duâları, olsa da size, fakat,

Dertlinin yalvarması lâzımdır kendi bizzât.

 

İlâç almak, hastanın kendisine lâzımdır.

Gayrinin yapacağı, olsa olsa yardımdır.

 

Sözün özü şudur ki, ne gelse “Sevgili”den,

Gülerek karşılamak lâzımdır yine hemen.

 

Ondan gelen her şeyi, olsa da "Belâ" ve "Dert",

Hep tatlı gelmelidir “Kulluk”da budur elbet.

 

Seven” böyle olmazsa, tam olmaz bu sevmesi.

Ve hattâ yalan olur “Seviyorum” demesi.)

 

Yine bir mektûbunda buyurdu ki: (Bir kimse,

Günâh işlediğinde “Pişmânlık” duyar ise,

 

Bu hâli, onun için bulunmaz bir nîmettir.

Zîrâ bu pişmânlığı, “Tövbe etmek” demektir.

 

Eğer Allah korusun, olmazsa hiç üzülmek,

Hattâ tatlı gelirse, ona günâh işlemek,

 

Günâhta ısrâr”dır ki, gâyet fenâ bir iştir.

Bu hal, o kimse için tehlikeli gidiştir.

 

Küçük günâha ısrâr, olur günâh-ı ekber.

Büyük günâha devam, onu "Küfr"e sürükler.

 

Kul ibâdet yapınca, nefsi kabarıyorsa,

“Ben, ne iyi ve sâlih bir kimseyim” diyorsa,

 

Bu, korkunç bir "hastalık", öldürücü "zehir"dir.

Yaptığı ibâdeti, bu, sıfıra indirir.

 

Nasıl ateş, odunu yakar ve bitirirse,

Ve yine güneş nasıl, buzları eritirse,

 

Ucb”, yâni beğenmek de yaptığı işlerini,

Yok eder kazandığı ibâdetin ecrini.

 

Bu korkunç hastalıktan kurtulabilmek için,

İyi amellerini görmeli fenâ, çirkin.

 

Bir kul, ibâdetinde bulursa noksan, kusur,

O ibâdet, indallah kabûle lâyık olur.

 

Zîrâ kusur görürse, insan bir amelinde,

O iş, kıymet kazanır, Hak teâlâ indinde.

 

Yaptığı her tâati, iyi ve güzel işi,

Hep kusurlu görmeye kavuşursa bir kişi,

 

Sağ omuzunda durup, iyilikleri yazan,

Meleği, zan eder ki “Boş duruyor” her zaman.

 

Lâkin sol omuzunda oturan melek ise,

"Hiç durmadan yazıyor", böyle bilir o kimse.

 

Bu yüksek, iyi hâle kavuşunca bir insan,

Çok mânevî nîmetler, edilir ona ihsân.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan