|
02 - İMÂM-I RABBÂNÎ
(Kuddise Sirruh)
ŞÜKRETMEK NASIL OLUR?
"İmâm-ı Rabbânî"nin,
dînine çok bağlı bir,
Hanıma gönderdiği öğüt
ve nasîhattir:
(Görünen görünmiyen,
bilinen bilinmiyen,
Her türlü nîmetleri
kullarına gönderen,
Allahü teâlâya ederiz
hamdü senâ.
Ki, Onun rahmetiyle
kavuştuk her ihsâna.
Herkese, her nîmeti
gönderen yalnız Odur.
Canlı cansız her şeyi,
varlıkta O durdurur.
Bunca sayılamıyan, ne
kadar varsa nîmet,
Hepsini, kullarına, O
vermektedir elbet.
Odur hep kullarından
belâları gideren.
Ve Odur duâları işitip,
kabûl eden.
Öyle bir “Rezzâk”tır
ki, kullarının yaptığı,
Günâhlardan ötürü,
kesmiyor rızıkları.
“Merhamet”i o
kadar boldur ki Onun
yine,
Kimsenin günâhını,
vurmuyor yüzlerine.
Ve o kadar çoktur ki
Onun “Hilm”i ve "Sabr"ı,
Acele göndermiyor,
kullara azapları.
Bir “İhsân sâhibi”ki
Allahü azîmüşşân,
Saçıyor nîmetini,
herkese dost ve düşman.
Bütün nîmetlerinin, en
kıymetlisi ise,
Açıkça bildiriyor "İslâmiyyet"i
bize.
Onun bu nîmetleri,
bellidir ki o kadar,
“Güneş”ten daha
açık, “Ay”dan
daha âşikâr.
Başkalarından gelen
nîmetleri de zâten,
Hep O göndermektedir
kullarına esâsen.
İşte Onun yaptığı bu
kadar ihsân, ikrâm,
Karşısında, hiç kimse
bir şükür yapamaz tam.
“Vücûdumun her kılı,
gelse de tek tek dile,
Şükrünün binde biri,
yapılmış olmaz bile.”
İyilik yapanlara, hep
teşekkür yapılır.
Bu, herkes de bilir ki,
“İnsanlık îcâbı”dır.
O halde, her nîmetin
hakîkî sâhibine,
Şükretmek, insanlığın
bir îcâbıdır yine.
Ve lâkin Hak teâlâ,
uzaktır her kusurdan.
Kul ise, hep noksanlık
içinde olduğundan,
Bir münâsebetleri yoktur
hiç "Allah" ile.
Ona şükredemezler kendi
akıllariyle.
Ona söylenmesini güzel
zannettikleri,
Bilâkis, Ona çirkin,
uygunsuz gelir belki.
Büyültmek, hürmet etmek
sandıkları da yine,
Küçültmek gelebilir
belki de kendisine.
"Şükretme"nin
şekli de bildirilmezse
Ondan,
Ona lâyık olduğu,
bilinemez yine tam.
İşte, Hak teâlânın
sevdiği, beğendiği,
Yâni kabûl ettiği tâzim
ve şükür şekli,
Peygamberleri ile
gönderdiği “Dinler”dir.
Onlara bildirilen "ilâhî
emirler"dir.
Orada, kalp ile ve
bedenle yapılacak,
Her iş bildirilmiştir,
gâyet açık olarak.
O halde Ona şükür, “İslâma
sarılmak”tır.
Yâni farzları yapıp,
haramdan sakınmaktır.
Ona, dînin dışında bir
şükür olmaz daha.
Yoksa o, tersi olup,
sebep olur günâha. |