ŞİİRLERLE MENKIBELER

BÜYÜK İMÂMLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - İMÂM-I RABBÂNÎ (Kuddise Sirruh)

FARZLARIN KIYMETİ

 

"İmâm-ı Rabbânî"nin, Şerefeddîn Hüseyn’e,

Gönderdiği mektupta, yazdı ki kendisine:

 

(Ey oğlum, haramların yaldızına, süsüne,

Aldanma, çabuk geçen, tükenen lezzetine.

 

Bütün hareketlerin, duruşun ve gidişin,

"İslâm"a uygun olsun, esâsı budur işin.

 

Her ne iş yapacaksan, uygun olsun "İslâm"a.

Onun nûru altında çalış hep yaşamaya.

 

Yapacak iş şudur ki her şeyden daha evvel:

Doğru "Îmân, îtikad" edinmektir mükemmel.

 

İslâm âlimlerinin bildirdiğine göre,

Önce, îtikadını düzeltmektir bir kere.

 

Sonra, “Fıkıh bilgisi” bilmektir elzem olan.

Farzlara sarılarak, kaçmalıdır haramdan.

 

Zîrâ "Farz"lar yanında, "Nâfile" ibâdetin,

Yoktur hiçbir kıymeti, buna çok dikkat edin.

 

Bu günkü müslümânlar, “Farz”ı bırakıyorlar.

Nâfile ibâdete fazla sarılıyorlar.

 

Yapıyorlar nâfile çok sadaka ve hayrât.

Gösteriş, “Riyâ” ile oluyor bunlar fakat.

 

Buna rağmen, beş vakit farz namâzı kılmaya,

Pek önem vermiyorlar, haramdan sakınmaya.

 

Zekât, uşur vermeği, hem de borç ödemeği,

Lüzumsuz görüyorlar islâmı öğrenmeği.

 

Kadınların, kızların, sokağa çıkarlarken,

Saç, kol ve bacağını örtmeleri "farz" iken,

 

Böyle açık, sokağa çıkıp görünüyorlar.

Bu haramı, hafif ve lüzumsuz görüyorlar.

 

Para saçıyorlar da, olur olmaz yerlere,

Bir kuruşluk "Zekât"ı vermiyorlar fakire.

 

Lâkin bilmiyorlar ki, bir kuruşluk o zekât,

Binlerle sadakadan sevaptır, hem de kat kat.

 

Çünkü zekât, Allahın emridir, yâni “Farz”dır.

Elbette onu yapan, daha çok sevap alır.

 

Sadaka ve hayrâtın çoğu ise, bu zaman,

“Şöhret” ve “Hürmet” için yapılıyor durmadan.

 

Riyâ” ve “Gösteriş” de karışıyor araya.

Lâkin olmaz farzlarda, hiç gösteriş ve riyâ.

 

Bunun için, zekâtı, vermelidir âşikâr.

Böylece iftirâdan halâs olur insanlar.

 

Nâfile sadakayı vermeli ki gizlice,

Ki, kabûl ihtimâli fazla olur böylece.

 

Sözün özü şudur ki, dünyâ'nın zararından,

Kurtulabilmek için tamâmiyle bir insan,

 

Ahkâm-ı şer’iyyeye lâzımdır yapışması.

Yapılacak iş budur, “Hiç”tir bundan başkası.

 

Bu dünyâ lezzetleri, terk edilemiyorsa,

Hükmen terk edilmesi lâzımdır hiç olmazsa.

 

Bunu yapmak için de, her sözü ve her işi,

Dîne uygun olarak yapmalıdır o kişi.

 

Ve ne kadar yapsa da, çok helâl ve mubâhı,

Lâkin işlememeli aslâ tek bir günâhı.

 

Zîrâ kalbi karartır, her bir günâh ve haram.

Müslümânlık, bununla olur kâmil ve tamam.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan