|
02 - İMÂM-I RABBÂNÎ
(Kuddise Sirruh)
NAMÂZIN EHEMMİYETİ
Bu büyük evliyâ zât, bir
gün "Hân-ı Hânân"a,
Mektup yazıp, şöylece
nasîhat etti ona:
(Besmele okuyarak
mektûba başlıyorum.
Yâni Hak teâlâya güvenip
yazıyorum,
Hadîste buyurdu ki o
Resûl-i kibriyâ:
“Kim, özürsüz bir namâz
bırakırsa kazâya,
O kişi, "seksen hukbe"
ateşte yanacaktır.
Bir hukbe, seksen yıllık
bir zaman olacaktır.
Her yılı, üçyüzaltmış
gün olup iş bu vaktin,
Her günü, seksen dünyâ
senesidir ve lâkin.”
Her vakit geçtikçe de,
kazâ edecek kadar,
Bu, bir namâz terkinin
günâhı, kat kat artar.
Birkaç namâz olursa,
çetin olur bir hayli.
Yarın mahşer gününde,
çok zordur onun hâli.
Her ne olursa olsun, bir
an geciktirmeden,
Kazâ namâzlarını,
bitirmelidir hemen.
Namâz kılmıyan kimse,
Hakkın azametini,
Düşünüp, anlamalı işin
vehâmetini.
Bu hadîsi şerîfin
şiddeti karşısında,
İnsanın, erimesi lâzım
gelir aslında.
Hadîste buyuruldu:
“Günâh işliyen kimse,
Pişmân olup, Rabbinden
affını diler ise,
Allahü teâlâyı çok
merhametli bulur.
Onun bu pişmânlığı,
affına sebep olur.”
Yine bir hadîsinde
buyurdu ki o Server:
“Günâhı olan kimse,
üzülüp tövbe eder,
Sonra da, bu günâhı bir
daha yapar ise,
Ve yine pişmân olup,
yine tövbe ederse,
Üçüncü defâ yapıp,
dilerse bir daha af,
Dördüncüyü yapınca,
yazılır büyük günâh.”
Ve yine bir hadîsi
şerîfinde o Server,
Buyurdu: “Helâk oldu,
elbette müsevvifler.”
Yâni "Yarın yaparım,
sonra yaparım
diyen,
Elbette ziyân etti
tövbeyi geciktiren."
Lokmân Hakîm, Peygamber,
veyâhut velî bir zât.
Oğluna, bu hususta şöyle
etti nasîhat:
“Ey oğlum, hiç yarına
bırakma ki tövbeni,
Zîrâ ölüm, ansızın
yakalar gelip seni.”
"İmâm-ı Mücâhid" de,
buyurdu: “Her gün eğer,
Kim tövbe etmez ise,
kendisine zulm eder.”
Yine âlimlerimiz buyurdu
ki: “Bir kimse,
Haramdan bir kuruşu,
sâhibine verirse,
O kimse, bu işinden alır
ki öyle ecir,
Bu, altıyüz nâfile
Hac’dan daha iyidir.”
Biz, kendi kendimize
zulmettik ey Rabbimiz!
Acıyıp af etmezsen, fenâ
olur hâlimiz.
Ve yine Resûlullah
buyurdu ki bir defâ:
(Şöyle buyurmaktadır Hak
teâlâ kullara:
Ey kulum, emrettiğim
farzları edâ et ki,
Olasın insanların içinde
en "Âbid"i.
Sana haram kıldığım
şeylerden iyi sakın.
Ki, kullarım içinde "Zühd
sâhibi" olasın.
Kanâat eder isen
verdiğim rızka dahî,
Olursun kullarımın
arasında en "Ganî". |